Toplu silahlı katliam meselesine birkaç bilgisayar oyunundan etkilenmiş hasta ruhun cinneti diye bakmak, koca bir sınıfsal enkazı sinir seğirmesi sanmakla denktir. Zemin çatırdarken tavandan dökülen sıvayı konuşursun; binanın iniltisini duyarsın ama temele hiç eğilmezsin. Karşımızda duran şey tekil arıza, münferit sapma, klinik bir parantez değil; geç kapitalist toplumun kendi karanlık atölyesinde ürettiği, sonra da şaşkınlıkla … Barutla konuşan sınıf yarası okumayı sürdür
WordPress sitenizde gömmek için bu adresi kopyalayıp yapıştırın
Bu kodu sitenize gömmek için kopyalayıp yapıştırın