₺0,00

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Göz göre göre yandı: Türkiye ormanlarını nasıl kaybediyor?

TİP Bilim Kurulu’ndan uyarı raporu: Müdahale değil, ihmal var

Orman yangınları, Türkiye’nin doğa varlıklarını tüketen bir felaket olmaktan çıkıp, ihmallerle beslenen bir yönetim krizine dönüşmüş durumda. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Bilim Kurulu Ekoloji Çalışma Grubu’nun yayımladığı rapora göre, 1997–2023 arasında çıkan orman yangınlarının %88,66’sı insan kaynaklı. Bu oran, yangınların büyük ölçüde önlenebilir nedenlerden çıktığını gösteriyor. Özellikle enerji nakil hatları, trafolar, ihmalkâr altyapı uygulamaları ve özelleştirilmiş kamu hizmetlerinin denetimsizliği bu yangınların başlıca sebepleri arasında.

Yanıyoruz ama öğrenmiyoruz: Müdahalede yapısal eksikler

Raporda yer alan bilgilere göre, son yıllarda yangın sayısında dramatik bir artış olmasa da, yanan alan miktarındaki ciddi yükseliş (2017–2021 arasında %406 artış) erken müdahalede zafiyet yaşandığını ortaya koyuyor. Bu artışın, özellikle 2021’deki büyük yangınların ön habercisi olduğu ancak gereken derslerin çıkarılmadığı vurgulanıyor.

En dikkat çekici eleştirilerden biri, yangın söndürme uçaklarının yetersizliği ve Türk Hava Kurumu’nun (THK) devre dışı bırakılması. 2021’de Tarım ve Orman Bakanlığı, THK uçaklarının “yetersiz” olduğunu öne sürse de, kurumun filosunda kullanılabilir durumda 20’den fazla yangın uçağı ve helikopter bulunduğu belgelenmişti. Ancak teknik şartnamelerdeki küçük farklılıklar bu uçakların ihaleye girmesini engelledi.

İklim kriziyle birleşen risk: Yangın sezonu uzuyor

Yangın mevsiminin giderek uzamasında küresel iklim krizinin etkisi açık. TİP Bilim Kurulu, artan sıcaklık anomalileri, azalan yağışlar ve özellikle Ege ile Akdeniz bölgelerinde etkili olan sıcak, kuru “fönlü rüzgarlar” nedeniyle yangınların hem daha sık hem daha şiddetli yaşandığını belirtiyor. Ayrıca her yangında atmosfere salınan karbon miktarı, Türkiye’nin iklim krizine karşı kırılganlığını daha da artırıyor.

Eksik donanım, eksik eğitim, eksik koruma

Yangınlara müdahale eden orman işçilerinin yeterli kişisel koruyucu donanıma sahip olmadığına dikkat çeken raporda, işçilerin çoğunun pamuklu tişörtlerle çalıştığı ve temel ekipmanlara ulaşamadığı bildiriliyor. Eğitim eksikliği de bir başka sorun. Eskişehir’de 10 işçinin hayatını kaybettiği yangından sadece üç ay önce Antalya’daki yangın eğitim merkezinin Turizm Bakanlığı’na devredilerek otele dönüştürülmesi ise “ihmalin kurumsallaştığı” eleştirisini beraberinde getiriyor.

Yangınlar bahane, rant şahane

TİP raporu, yangın sonrası bölgelerde bilimsel restorasyon politikaları yerine “orman vasfını kaybetti” gerekçesiyle yapılaşmaya açılan alanlara dikkat çekiyor. Bu politikaların yalnızca doğayı değil, aynı zamanda kamu yararını da hedef aldığını vurguluyor. AKP’den CHP’ye geçen belediyelere yangın arazözlerinin geri alınması gibi uygulamalar ise yangınla mücadelede siyasi hesapların öne geçtiğini gösteriyor.

Çözüm önerileri: Bilim, yerel yönetim ve kamusal denetim

TİP Bilim Kurulu Ekoloji Çalışma Grubu’nun çözüm önerileri arasında şu başlıklar öne çıkıyor:

  • Yönetim reformu: Yangın müdahalesinde yetkinin uzmanlarda olması, yerel yönetimlerle eşgüdüm sağlanması.
  • Altyapı denetimi: Özelleştirilmiş altyapı hizmetlerinin kamulaştırılması, risk analizlerinin zorunlu hale gelmesi.
  • Koruyucu donanım ve eğitim: Eğitim merkezlerinin yeniden kurulması, işçilere tam koruyucu ekipman sağlanması.
  • Yangın öncesi hazırlık: Yangına dirençli peyzaj uygulamaları, orman içi su kaynaklarının güçlendirilmesi.
  • Restorasyon süreci: Yanmış ormanların bilimsel yöntemlerle doğal süksesyona bırakılması, rant projelerinin engellenmesi.

Bir tutarlılık çağrısı: “Yeşil Vatan” retoriğine değil, gerçek korumaya ihtiyaç var

TİP Bilim Kurulu, bu tabloyu sadece ekolojik bir kriz olarak değil, aynı zamanda sınıfsal ve toplumsal bir sorumluluk alanı olarak görüyor. “Bir yandan ‘Yeşil Vatan’ diyerek propaganda yapılırken, diğer yandan maden yasalarıyla ormanların şirketlere peşkeş çekilmesi kabul edilemez” denilen raporda, kamu kurumları, akademi, emek örgütleri ve yurttaşlar doğaya sahip çıkmaya çağrılıyor.

Yangınların gölgesinde gençlik seferberliği: Gönüllülük, dayanışma, mücadele

Orhan Sarıbal: Havadan müdahale bu kadar zayıf olduğu sürece yangın devam edecek

Afet kentinin anatomisi: İzmir üzerine bir röportaj serisi