₺0,00

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Polyak’ta barikat yıkıldı: Madeni işçiler yönetmek istiyor

Kınıklılar, Elmadere Köy halkı, işçilerin aileleri, maden işçilerini desteklemek için Polyak’a doğru yürüyor. Elmadere Köyü 13 Mayıs 2014’te Soma Katliamı’nda 13 canını kaybetti. Bugün, Polyak’ın kaderi Soma’ya benzemesin diye buraya geldiklerini belirtiyorlar. 

Madenin önü jandarma barikatlarıyla çevrildi, maden önüne TOMA’lar getirtildi. Kınık Merkez’den Elmadere Köyü’ne giden yolda jandarma çevirmesi var. Jandarma köye gelen arabalarda kimlik kontrolü yapıyor. Buna rağmen Kınık halkı evlatlarını yalnız bırakmıyor, çevre köylerden, merkezden toplanıp maden önüne geliyor. 

Barikat önünde toplanan işçiler jandarmalara isyan ediyor. Barikatın kaldırılması için jandarmaya sesleniliyor. 

“Kardeşinize mi silah sıkacaksınız?”

Madenciler barikatı yuhalıyor, silahları kuşanmış jandarmaya “Biz sizinle kardeşiz, buranın insanıyız, kardeşinize mi silah sıkacaksınız?” diyerek jandarmaya yaşadıkları zulmü bir kez daha haykırıyor. 

“Tok patronları değil, aç işçileri koruyun!”

İşçiler jandarmaya biriken kredi kartı taksitlerini, ödeyemedikleri faturaları, dolduramadıkları buzdolabını bu sözlerle anlatıyor. Bir işçi “Biz yürüyüş yaparken jandarma bizi korumaya gelmedi buradan seyrettiniz, neden o zaman korumadınız bizi?” diye sesleniyor jandarmaya. Bir başka işçi “Biz buranın evladıyız, bu şirket devleti, kaymakamı bile oyalıyor, kandırıyor. Siz onları koruyorsunuz!” diyor. 

“Bu manzarayı siz tercih ettiniz!”

Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, maden önünü çeviren jandarmalara “Bu manzarayı siz tercih ettiniz, bu barikatları siz kurdunuz, 3 aydır alacağını alamayan işçinin karşısında durmayı seçtiniz” deyince madenciler büyük bir coşkuyla alkışlıyor. 

Burada işçiler patronların insafına kalmış bir çalışma hayatı istemiyor, hepsi haklarının bir an önce eksiksiz ve kesintisiz tamamını, güvenceli çalışma koşullarının sağlanmasını istiyor.

Madencinin iddiası:

Başaran Aksu toplanan işçi kalabalığına “Biz madenciyiz. Bu madenler nasıl üretilir biliriz. Nasıl yönetilir biliriz. Madenci kendi fabrikasını da ocağını da yönetir. Kendi sendikasını da yönetir. İlçesini de yönetir. Ülkesini de yönetir. Hazretlerini bu kralları bu artistleri telaşa düşüren şey sizin bu iddianız.” diyor.

Madenin yeni işletme müdürü barikat önünde toplanan işçilere bir teklif getirdi. Madenin isteğine göre “13 Mart’ta tüm maaşlar, promosyonlar ve tazminatlar ödenecek. Ancak işçiler bunun karşılığında kendi istekleriyle işten ayrılacaklarını kabul etmiş olacaklar. Aksi durumda ne olacağını soran işçiye maden müdürü “O durumda madenin halini görüyorsunuz, siz bilirsiniz” dedi. Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu ve Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır işçilerin şartlarını bildirmek için şirket patronuyla görüşüyor.

“Hala mücadelenin içindeyiz!”

Sendika heyetinden gelecek cevabı beklerken işçilerle konuşuyorum. Bir Polyak Maden İşçisi “10 günden beri buradayız. Yönetimden hiçbir cevap alamıyoruz. Maaşlarımızı gününde yatırmıyorlar. Hala mücadelenin içindeyiz, bu soğukta kışta buradayız.” diye belirtiyor.

Şirketle görüşmeye giden heyet, şirkete “Önerdikleri teklifi tüm işçilerle birlikte maden ocağının içinde görüşmek ve tartışmak, kararı içeride hep birlikte vermek istediklerini” söyledi. 

Gelecek cevabı hep birlikte bekliyoruz. O esnada Kınık halkı hem ocaktaki işçilere hem maden önünde bekleyen işçilere çorba dağıtıyor. Sendika açıklamasını dinlemek için yeniden barikata doğru geçtiğimizde işçiler bir anda barikata yükleniyor, jandarma TOMA ile aralıksız su sıkıyor, biber gazları ve joplar işçilerin vücudunda patlıyor. Ortalık bir anda savaş alanına dönüyor, yüzlerce işçi az önce yedikleri sillelerin de etkisiyle barikatı aşıyor, dikenli telleri yırtıyor ve maden ocağına doğru son hızla ilerlemeye başlıyor. Bu esnada Başaran Aksu ve bir sendika avukatı gözaltına alınıyor. 

Madene ocağına doğru giderken işçilerden birinin telefonu çalıyor, vardiya arkadaşının biber gazından hastaneye kaldırıldığının haberini alıyor. Onlarca madenci az önce yediği gazdan gözünü açamıyor, madene mesai arkadaşlarının kollarında taşınıyor. Topallayanlar, gözlerini silenler, kıyafetlerindeki gazdan kurtulmak için ceketini çıkartanlarla birlikte işçiler maden arsası girişinden ocağa kadar ulaşıyor. 

Herkes dinleniyor, soluklanıyor. Sigaralar yakılıyor. İşçiler birbirlerinin vücudunu kontrol ederek hasar tespiti yapıyor. Bu aşamada etrafta en çok duyduğum cümle “Keşke limon, süt falan alsaydık, böyle kendiliğinden geçmez” 

İşçiler tertip düzeni alıyor, az önce şirketin onlara ilettiği teklifi uzun uzun konuşup düşünüyorlar. Kendi aralarında kümelenen işçiler peş peşe sigaraları yakıyor, Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır’ı yakaladıkları her an ona “Başkanım şimdi nasıl olacak yani?” diyorlar. Gökay Başkan her işçinin sorusunu tek tek yanıtlamaya çalışıyor. 

Saatler sonra şirketten gelen teklif 2243 işçinin işten çıkması, ardından geriye dönük tüm hakların eksiksiz bir biçimde işçilere yatırılması ve maden ocağının kapatılması şeklinde oluyor.

İşçiler, tam bir gün sonra şirkete bir teklif götürüyor Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, yaptığı açıklamada “Teklifimiz kabul edilmediği takdirde madeni işçiler olarak yönetmeye başlıyoruz. Her gün yer altında ölümle yüzyüze çalışan insanlarız. Madeni de yönetiriz, ülkeyi de!” diyor. 

Polyak Maden işçilerinin ve Bağımsız Maden İş Sendikası’nın ortak bir iddiası var: maden işçileri madeni yönetebilir. Bu aşamadan sonra verilecek her çaba madeni yönetmek üzerine olacak. İşçiler “Biz burada doğduk araziyi biz biliyoruz, yıllarca burada çalıştık bu madeni patronlardan daha iyi biliyoruz!” diyor. 

Üretenlerin yönetme iddiasının günümüzde nereye evrilebileceğini elbette toplumsal mücadeleler belirleyecek ancak işçilerin kararlılığı ve ne istediğini bilen tavrı dikkat çekici bir eşiğe işaret ediyor.

Sessizliği bozan baret sesleri: Kınık dağlarını titreten maden işçilerinin hikayesi

Etiketler: Kınık Polyak maden işçileri, Polyak Eynez iş bırakma, Bağımsız Maden-İş Gökay Çakır, Başaran Aksu gözaltı, TOMA biber gazı müdahale

Fikir Gazetesi'ne Destek Ol

Bağımsız haberciliği sürdürebilmek için
Aylık küçük bir katkıyla yanımızda olabilirsin.

Destek Ol →