İzmir Meslek Fabrikası geçtiğimiz günlerde polis ablukasına alınarak giriş-çıkışlara kapatıldı. Bunun üzerine Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay‘ın da içinde bulunduğu İzmirliler fabrikanın önünde destek nöbetine başladı.
İzmir Kent Konseyi de bugün Yönetim Kurulu Toplantısını nöbet alanında gerçekleştirdi. Toplantının ardından açıklamalarda Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, ”Kent değerlerine sahip çıkma vurgusu” yaptı. Meslek Fabrikası’na yapılan bu hukuksuz müdahaleyi kabul etmediklerini dile getirdi.
Meslek Fabrikası’nın İzmir ve İzmirliler için önemini dile getiren Kent Konseyi, hukuki süreç tamamlanmadan yapılan bu müdahalenin Meslek Fabrikası’nı ”fiilen işlevsiz” hale getirmek için yapıldığını söyledi.
İzmir Kent Konsey Başkanı Özgür Topaç tarafından okunan açıklamanın tamamı şöyle:
”İzmir’in değerlerine hukuksuz müdahaleleri kabul etmiyoruz!
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Meslek Fabrikası, yalnızca bir bina değildir. Bu kentte emeğin, üretimin, eşitliğin ve fırsat yaratmanın adıdır.
Bugün gelinen noktada; resmi kadastro ve arşiv kayıtlarına göre mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde olan bir yapıya, hukuksuzca el konulmak istenirken, buna dair yargı süreci devam ederken fiili müdahalede bulunulması, hukuk devleti ilkesini zedeleyen son derece ağır bir adımdır.
Sabahın ilk ışıklarında kamu gücünün bu ölçekte devreye sokulması, sadece bir idari işlem değil; aynı zamanda toplumsal hafızaya ve yerel iradeye yönelmiş haksız ve hukuksuz bir müdahaledir.
Bunu sineye çekmek mümkün değildir.
İzmir’de yaşayan herkes bilir ki Meslek Fabrikası binlerce insanın hayatına dokunmuş, işsizliğe karşı umut olmuş, özellikle gençler ve kadınlar için yeni başlangıçların kapısını aralamıştır. Böylesi bir kent değerinin, hukuki süreç tamamlanmadan fiilen işlevsiz hale getirilmek istenmesi kabul edilemez.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın da ifade ettiği üzere, süreç hukuk zemininde sonuna kadar takip edilmekte ve İzmir halkının hakkı savunulmaktadır.
Unutulmamalıdır ki kentler kararlar kadar, o kentte yaşayanların ortak vicdanı ile ayakta kalır.
İzmir, bugüne kadar değerlerine sahip çıkmayı bilen bir kent olmuştur.
Bugün yaşananlar, bir binaya yönelik değil; İzmir’in sosyal adalet anlayışına, üretim kültürüne ve kamusal haklarına yönelmiş bir tehdit ve sınamadır.
Bu sınamanın nasıl karşılık bulacağı ise kentin hafızasında ve kentlilerin vicdanında karşılığını bulacaktır.
İzmir Kent Konseyi’nin temelini oluşturan katılımcılık, ortak akıl ve kent dayanışması; bu kentin en güçlü güvencesidir.
İzmir’in kamusal değerlerine, emeğine ve ortak geleceğine yönelik her türlü hukuksuz müdahaleye karşı; kentlilik bilinci ve ortak vicdanla durmaya devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki İzmir, değerlerine sahip çıktıkça İzmir’dir.”

