14. Kavacık Üzüm Festivali öncesinde Adnan Yeşilbayır’ın bağında başlayan basın gezisi, üzümün yalnızca tadını değil, arkasındaki emeği ve üretim koşullarını da görünür kıldı. Yeşilbayır bu sezonun geçen yıldan daha iyi geçtiğini, ancak teknik ekipleri bağlarda daha sık görmek istediklerini söyledi. FİKİR’in sorularını yanıtlayan Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay ise üretici desteklerinin artırıldığını, Kırsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kurulduğunu ve kadın kooperatifiyle yeni çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı.
Festivalden dört gün önce Kavacık’ta hikâyenin başladığı yer köy meydanı değil, bağdı. Karabağlar Belediyesi’nin 14. Kavacık Üzüm Festivali öncesinde düzenlediği basın gezisinin ilk durağı, üretici Adnan Yeşilbayır’ın bağı oldu.
15 Eylül sabahı gerçekleştirilen üzüm kesimi, festival programındaki konserlerden ve yarışmalardan önce ürünün bir yıllık emeğini, hastalık riskini, üretici fiyatını ve kamusal desteğin sahadaki karşılığını konuşmak için kısa bir pencere açtı.
Çünkü festival üzümü görünür kılıyor; fakat bağda sorulan sorular daha temel: Üretici bu yıl nasıl bir sezon geçirdi? Ürünün fiyatı emeğin karşılığını veriyor mu? Belediye desteği tarlaya nasıl ulaşıyor? Kadın kooperatifi, Kavacık üzümünün yarattığı değeri nasıl büyütüyor?

Geçen yıldan daha iyi, ama risk bağda
Yaklaşık 30–40 yıldır bağcılık yaptığını söyleyen Adnan Yeşilbayır, üretimin sürekliliğini kısa bir cümleyle özetliyor:
“Bakarsan oluyor.”
Yeşilbayır’a göre bu yıl bağdaki verim geçen sezona kıyasla daha iyi. “Geçen yıl daha berbattı. Bu sene biraz iyi” diyen üretici, hava koşullarının ve artan sıcaklıkların bağı etkilediğini, zaman zaman bitki hastalıklarıyla karşılaştıklarını anlatıyor.
Hastalıklara karşı ilgili tarım birimlerinin yönlendirdiği ürünleri kullandıklarını ve teknik ekiplerin bağları ziyaret ettiğini belirten Yeşilbayır’ın sahadaki temel talebi, bu ziyaretlerin daha sık yapılması:
“Çok sık gelseler daha iyi olur.”
Bu talep, tarımsal desteğin yalnızca gübre veya ilaç dağıtımından ibaret olmadığını gösteriyor. Üretici için hastalık ve iklim riskinin zamanında belirlenebildiği, bağın düzenli izlendiği teknik danışmanlık da üretimin sürdürülebilmesinin önemli bir parçası.
Yeşilbayır, üzümün niteliğine göre satış fiyatının 50–60 TL bandında değiştiğini ve mevcut fiyatı “normal” bulduğunu söylüyor. Üreticinin aktardığı bu rakam, Kavacık’ta sezonun güncel bağ satışına ilişkin doğrudan bir saha göstergesi sunuyor.

Desteğin yeni adımı: Sahada süreklilik
FİKİR, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay’a geçen yıl üreticilerden dinlediği taleplerin ardından desteğin nasıl sürdürüldüğünü ve Kavacık Kadın Üretim Kooperatifi’yle ilişkinin hangi aşamada olduğunu sordu.
Kınay, belediyenin geçmişten beri sürdürdüğü tarımsal desteklerin son iki buçuk yıllık dönemde artırıldığını belirtti:
“Hem gübre desteği hem de bordo bulamacı dediğimiz ürünle katkı verecek destekleri sağlıyoruz.”
Belediyenin 2025 yılı festival açıklamasında, Kavacık, Tırazlı ve Uzundere’deki 200 üreticiye toplam 48 ton gübre ve 5 ton bordo bulamacı dağıtıldığı belirtilmişti. Kınay’ın açıklaması, bu destek hattının yeni dönemde de genişletilerek sürdürüldüğünü gösteriyor.
Bu dönemin kurumsal yeniliğini ise belediyenin güncel teşkilat yapısında Kırsal Hizmetler Müdürlüğü adıyla yer alan birimin kurulması oluşturuyor. Kınay, yeni müdürlükle tarım alanlarının, ormanların ve köylünün emeğinin birlikte korunmasını hedeflediklerini söyledi:
“Köylünün kendi yerinde emeğiyle refahını sağlayacağı, göç etmek zorunda kalmayacağı ve emeğinin karşılığını alacağı bir model üzerinden Karabağlar modelini uyguluyoruz.”
Adnan Yeşilbayır’ın teknik ekiplerin bağları daha sık ziyaret etmesi yönündeki beklentisi de yeni müdürlüğün saha çalışmaları için doğrudan üreticiden gelen yol gösterici bir talep niteliğinde.
Kadın kooperatifiyle Kavacık’tan kente uzanan hat
Kavacık’taki üretim zincirinin önemli halkalarından birini kadın kooperatifi oluşturuyor. FİKİR Dergisi’nin 3. sayısındaki saha dosyamızda, 2015’te kadın üreticilerin ortaklığıyla kurulan kooperatifin 2019’da belediyenin tahsis ettiği eski pazar alanında bir üretim tesisine kavuştuğunu aktarmıştık.
Üzüm sıkma, pastörizasyon ve dolum makinelerinin bulunduğu tesis; üzüm suyu, sirke, kuru üzüm, pekmez ve üzüm aromalı lokum gibi katma değerli ürünlerin üretilmesini sağlıyor. Kooperatifin, nakit ödemekte zorlanan üreticilerden hizmet bedeli olarak yaklaşık yüzde 10 oranında üzüm aldığı “hak payı” modeli ise üretim maliyetini hafifletirken gelirin köy içinde kalmasına katkı sunuyor.
Kınay, belediyenin Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü aracılığıyla kooperatifle birlikte yeni çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Bu çalışmalarla Kavacık ile Karabağlar’ın kent merkezini buluşturacak bir ilişki kurulması ve kadın emeğinin ekonomik karşılığının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Kooperatifin üretim deneyimi ile belediyenin kent içindeki sosyal ve kamusal ağı arasındaki bu bağ; Kavacık ürünlerinin daha geniş kesimlere ulaşması, satış olanaklarının çeşitlenmesi ve festival dönemindeki görünürlüğün yıl içine yayılması bakımından önemli bir imkân taşıyor.

Coğrafi işarette yeni hedef: Uluslararası tanınırlık
Kavacık üzümü, yetiştiği toprağın ve iklimin ürüne kazandırdığı özellikler nedeniyle 20 Aralık 2019 tarihinde menşe adıyla tescil edildi. Tescil numarası 475 olan ürünün başvuru ve tescil sahibi Karabağlar Belediyesi. Bu bilgiler İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün coğrafi işaret kaydında yer alıyor.
Kınay, belediyenin kooperatif üzerinden üzümün tanıtımını desteklediğini ve ürünün uluslararası coğrafi işaret alması yönünde çalışma yürüttüğünü söyledi.
Belediyenin ulusal tescilin ardından Avrupa Birliği coğrafi işaretini hedefleyen çalışmaları, Kavacık üzümünün yerel kimliğini uluslararası tanınırlıkla buluşturma arayışının devam ettiğini gösteriyor.
Uluslararası tescil; ürünün tanınırlığını artırmanın yanı sıra Kavacık adı ile üzüm arasındaki bağı koruma, üretim standartlarını güçlendirme ve yeni pazar olanakları yaratma potansiyeli taşıyor. Kooperatifin katma değerli üretimiyle birleştiğinde bu süreç, coğrafi işaretin üreticinin gelirine ve köy ekonomisine daha güçlü biçimde yansımasının önünü açabilir.

Bağdan sofraya uzanan değer
Kavacık üzümü, düz ve kolay işlenebilir arazilerde değil, dik yamaçlardaki bağlarda yetişiyor. Kınay da ürünün bakımının ve hasadının bu nedenle ağır emek gerektirdiğini vurguladı.
Başkana göre üzerinde durulması gereken konulardan biri, bağdaki fiyatla tüketicinin ödediği fiyat arasındaki fark:
“Bağdan çıkan fiyatla sofralarımıza geldiği fiyat arasındaki rakamlara baktığımızda, o emeğin köylü tarafından kazanılması gerekirken aracılara ve farklı kuruluşlara gittiğini görüyoruz.”
Kınay’ın dikkat çektiği bu fiyat farkı, üreticinin pazara daha doğrudan ulaşmasını sağlayacak kanalların önemini ortaya koyuyor. Kooperatif ürünleri, üretici stantları, belediyenin sosyal destek çalışmaları ve doğrudan satış olanakları, üzümün yarattığı değerin daha büyük bölümünün Kavacık’ta kalmasına katkı sağlayabilir.
Kınay, merkezi tarım politikalarının üreticiyi köyden ve topraktan uzaklaştırdığını, bunun aynı zamanda kentlinin sağlıklı gıdaya erişimini de zorlaştırdığını söyledi. Buna karşı tarif ettiği Karabağlar modeli; üreticinin desteklenmesi, toprağın korunması, kooperatiflerin güçlendirilmesi ve kentle köy arasında daha kısa bir gıda zinciri kurulmasına dayanıyor.
Festivalden yıl boyu dayanışmaya
14. Kavacık Üzüm Festivali, 19–20 Eylül tarihlerinde saat 10.00–19.00 arasında Kavacık Köy Meydanı’nda gerçekleştirilecek. Üzüm yarışması, üretici stantları, halk oyunları, çocuk etkinlikleri, atölyeler ve konserler iki gün boyunca ziyaretçilerle buluşacak. Güncel program festival duyurusunda yayımlandı.
Kınay, festivali kentin gürültüsünden ve betonundan uzaklaşarak toprağı, temiz havayı ve üreticinin emeğini yeniden hatırlama çağrısıyla anlatıyor:
“Üzümün bereketini, Kavacıklı köylümüzün kendi emeğiyle hazırladığı ürünleri ve kadınlarımızın çalışmalarını birlikte göreceğiz. Ama en önemlisi, unuttuğumuz değerleri hatırlayacağız.”
Festival, üreticilere doğrudan satış alanı açarken Kavacık üzümünün görünürlüğünü artırıyor ve kentle köy arasındaki mesafeyi kısaltıyor. Belediyenin tarımsal destekleri, yeni Kırsal Hizmetler Müdürlüğü ve kadın kooperatifiyle yürütülen çalışmalar ise festivalin yarattığı buluşmayı yıl boyunca sürecek bir kırsal kalkınma ilişkisine dönüştürmeyi hedefliyor.
Adnan Yeşilbayır’ın bağından köy meydanına uzanan hikâye de bu bütünlüğü gösteriyor: Ürünün sağlıklı yetişmesi için teknik destek, emeğin karşılığının alınması için doğrudan pazar, katma değer yaratılması için kooperatif ve bütün bunların görünür olması için festival.
Kavacık üzümü iki gün boyunca meydanın merkezinde olacak. Arkasındaki bir yıllık emek ise belediye, üretici ve kooperatif arasında büyüyen dayanışmayla yaşamaya devam edecek.
Kavacık üzümü neden farklı?
Kavacık üzümü, Alphonse Lavallée çeşidinin Kavacık’ın yüksek rakımlı, susuz ve engebeli bağlarında kazandığı aroma, renk ve dayanıklılıkla ayrışıyor. Ürün, 20 Aralık 2019’dan beri menşe adıyla coğrafi işaret koruması altında bulunuyor.
Karabağlar Belediyesi üreticilere hangi destekleri veriyor?
Belediye gübre ve bordo bulamacı desteğini sürdürüyor. Kırsal Hizmetler Müdürlüğü ile tarım alanlarının, ormanların ve üretici emeğinin birlikte korunması; teknik desteğin doğrudan sahaya taşınması hedefleniyor.
14. Kavacık Üzüm Festivali ne zaman?
Festival, 19–20 Eylül 2026 tarihlerinde saat 10.00–19.00 arasında Kavacık Köy Meydanı’nda düzenlenecek. Üretici stantlarının yanı sıra üzüm yarışması, atölyeler, halk oyunları, çocuk etkinlikleri ve konserler gerçekleştirilecek.

