Ülkemiz, Cumhuriyetin ikinci yüzyılına, toplumsal yeniden üretimi imkânsız kılan ve yaşamı sürdürmeyi olanaksızlaştıran bir sorunlar ve krizler yumağı içerisinde sürükleniyor. Birbirine geçmiş hâlde ağırlaşan bu sorunlar, tarihsel kökleri itibariyle Cumhuriyet öncesine kadar uzanabilmekteyken, güncel olarak 21. yüzyılın hakim toplumsal yaşamının evrensel etkilerini içselleştirerek derinleşiyor. Türkiye toplumu, yerkürede varlık koşullarını hızla tüketen insanlığın bir parçası olarak … FİKİR Manifestosu okumayı sürdür
WordPress sitenizde gömmek için bu adresi kopyalayıp yapıştırın
Bu kodu sitenize gömmek için kopyalayıp yapıştırın