James Livingston: Demokrasi her zaman özel mülkiyetin insafına kalmıştır

James Livingston’ın Project Syndicate’de yayımlanan “Neoliberal Azınlık Kuralı” başlıklı makalesinde, neoliberalizmin son yıllarda eleştirildiği, ancak tamamen terk edilmediği argümanı işleniyor.

Livingston, makalesinde, “Piyasalar hiçbir zaman özgür olmamıştır ve demokrasi her zaman özel mülkiyetin belirlenmesini ve korunmasını hukukun en yüksek önceliği haline getirerek pazarları yaratan, güçlendiren ve yönetenlerin insafına kalmıştır. Kanıt için Amerika Birleşik Devletleri’nden başka bir yere bakmayın.”ifadelerini kullanıyor.

Makale, Amerika Birleşik Devletleri’nde sosyal hareketler ve siyasi gelişmelerin, pazar ekonomisi algısını ve sosyal politikaları nasıl değiştirdiğini inceliyor. Özellikle COVID-19 salgınının ekonomi ve eğitimdeki eşitsizliklere yönelik farkındalığı artırdığını, genç seçmenler arasında sendikalara ve sosyalizme olan desteğin arttığını belirtiyor. Ayrıca, Yüksek Mahkeme’nin bazı kararlarının ve bazı eyaletlerdeki politik manevraların demokratik ilerlemeci hareketi nasıl güçlendirdiğine dikkat çekiyor. Yine de, makale, serbest piyasaların hala desteklendiğini ve neoliberalizmin demokrasiyle uyumlu olduğu iddialarının altını çiziyor. Livingston, neoliberallerin özgürlük ve eşitlik arasındaki çelişkiyi nasıl algıladıklarını ve mülkiyet haklarının kişisel haklardan üstün tutulduğunu vurguluyor. Bu durumun, demokrasi ile serbest piyasa ilişkisinin gerçek doğasını sorgulamaya açtığını ve hala neoliberal varsayımların etkisi altında olduğumuzu savunuyor.