İzmir Çankaya’da bulunan Uğur Kurs şubesinde çalışan öğretmenler, emeklerinin hakkını istiyor.
İzmir Çankaya’da bulunan Uğur Kurs şubesinde çalışan öğretmenler, maaşlarının uzun süredir eksik ya da hiç yatırılmaması nedeniyle işten ayrılmak zorunda kaldı. Yaşanan emek gaspı sonrası öğretmenler, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile birlikte, 13 Mayıs Salı akşamı sendikanın İzmir Temsilciliği binasında bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
2024 yılı sonundan itibaren maaşlarının düzensiz ve eksik yatırıldığını ifade eden öğretmenler, Şubat ve Mart aylarında hiçbir ödeme yapılmadığını, birçok defa çözüm aramalarına rağmen sadece belirsiz ve oyalayıcı yanıtlarla karşılaştıklarını belirtti. Ramazan Bayramı öncesinde yapılan uyarılara rağmen ödeme yapılmayınca, öğretmenler çalışamayacak duruma geldiklerini belirterek görevlerinden ayrıldı.
Basın açıklamasında, bu yaşananların yalnızca bir kuruma ait bir sorun değil, özel öğretim alanında giderek derinleşen güvencesizlik düzeninin bir yansıması olduğu vurgulandı. Eğitim emekçileri, ücretlerin ödenmemesi, belirsizlik, mobbing ve hak gasplarına karşı örgütlü bir şekilde dayanışma göstermeye devam edeceklerini ifade etti.
Açıklamada aylarca emeğinin karşılığını alamayan öğretmenlerin, hem ekonomik hem de psikolojik olarak büyük bir yük altında bırakıldığına dikkat çekildi. Kurumun kapanacağı, öğrencilerin başka Uğur Kurs şubelerine aktarılacağı yönünde verilen sözlerin de tutulmadığı ifade edildi.
“Emek haktır, gasp edilemez. Sessiz kalmıyoruz, yan yana geliyoruz.”
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, bu sürecin yalnızca bir kurumla sınırlı olmadığını, benzer koşulların ülke genelinde yüzlerce özel öğretim kurumunda yaşandığını hatırlatarak tüm eğitim emekçilerini örgütlenmeye ve birlikte mücadele etmeye çağırdı.
“Bugün bir kurumda yaşanan bu hak gaspı, aslında tüm sektöre sirayet etmiş yapısal bir sorunun göstergesidir.” denilen açıklamada, özel sektörde çalışan tüm öğretmenlere örgütlenme ve dayanışma çağrısı yapıldı.
Haklarını arıyan öğretmenlerin açıklamasının tamamı şöyle:
“Kamuoyuna Duyurudur
Öncelikle bu zor süreçte bize destek olduğu için hocalarım, öğrencilerim ve kendi adıma Öğretmen Sendikamıza çok teşekkür ediyorum. Sesimizi duyurma konusunda bize her platformda destek oldular ve olmaya da devam ediyorlar. Birleştikçe çok daha güçlü oluyoruz.
Çankaya Uğur Kurs’un eski kurum müdürü olarak bu açıklamayı, öğrencilerimiz, velilerimiz, değerli öğretmen arkadaşlarım ve emekçi çalışma arkadaşlarımız adına yapma zorunluluğu hissediyorum.
2024 yılı Ekim ayında eksik ödenmeye başlayan maaşlarımız, Ocak ayına kadar bu şekilde devam etmiştir. Ocak ayı maaşı ise Şubat ayında eksik olarak yatırılmış, Şubat ve Mart ayı maaşlarımız ise hiç yatırılmamıştır. Bu süreçte durumu hem kurucumuz Kuntay Gündaş’a hem de Uğur Kurs yetkililerinden Yücel Yücel’e defalarca sorunumuzu ilettik. Ancak kurucumuzdan sürekli olarak “bugün, yarın, cuma” gibi oyalayıcı ve belirsiz yanıtlar aldık.
Ramazan Bayramı öncesinde, maaşlarımızın yatırılmaması halinde bayram sonrası işe başlamayacağımızı açıkça ifade ettik. Buna rağmen, verilen sözler tutulmadı ve herhangi bir ödeme yapılmadı. Bayramdan sonraki ilk salı günü kurucumuzla tekrar görüştüğümüzde, istersek işi bırakabileceğimizi söyledi. Tam işten ayrılmak üzereyken maaşlarımızın bir kısmı tarafımıza ödendi. Ancak Nisan ayı da gelmişken, artık tüm alacaklarımızı talep ettik. “Hafta sonuna kadar kimsenin alacağı kalmayacak” denilmesine rağmen bu sözler de yerine getirilmedi.
Uğur Kurs yetkililerine yaşadığımız ekonomik ve psikolojik zorlukları tekrar ilettik, ancak bize yapılacak bir şey olmadığını belirttiler. Öğretmenlerimiz geçimlerini sağlamak zorunda oldukları için işlerinden ayrılmak zorunda kaldılar. Ben de onlarla birlikte görevimi bıraktım.
Bu süreçte tüm personel büyük bir mağduriyet yaşamıştır. Bugün itibarıyla her birimizin kurumdan aylarlardır biriken alacağı bulunmaktadır..
Kurucumuz, kurumun kapanacağını ve öğrencilerin diğer Uğur Kurslara aktarılacağını tarafıma iletti. Ben de bu bilgiyi velilerimizle ve öğrencilerimizle paylaştım. Ancak süreç ilerledikçe hiçbir Uğur Kurs şubesi öğrencilerimizi kabul etmediği gibi, bu konuda herhangi bir destek de sağlamadı. Görüştüğümüz diğer kurslar, öğrencilerimiz üzerinden 3 katı fiyatlarla kazanç sağlamaya çalıştı.
Ancak Nisan ayı da gelmişken, artık tüm alacaklarımızı talep ettik. “Hafta sonuna kadar kimsenin alacağı kalmayacak” denmesine rağmen yine herhangi bir ödeme yapılmadı. Uğur Kurs yetkililerine ödeme yapılmaması halinde dayanacak gücümüzün kalmadığını bildirdik; ancak bu konuda bize yardımcı olamayacaklarını açıkça belirttiler.
Öğretmen arkadaşlarımız, evlerini geçindirmek zorunda olduklarından dolayı, birer birer işlerinden ayrılmak zorunda kaldı. Ben de onların yanında yer alarak görevimden ayrıldım.
Kurucumuz, kurumun kapanacağını ve öğrencilerin diğer Uğur Kurslara dağıtılacağını bana bildirdi. Bu durumu ben de görevim gereği velilere ve öğrencilere ilettim. Ancak süreç içinde ne diğer Uğur Kurslar öğrencilerimizi kabul etti ne de herhangi bir destek sundu. Görüştüğüm çevredeki diğer kurslar, bizim öğrencilerimize 3 katı fiyat teklif ederek bu mağduriyet üzerinden kazanç sağlamaya çalıştı.
Normal şartlarda Uğur’un yaptığı her toplantıda, yöneticilere “Uğur’un bir franchise sistemi olduğunu kimseye söylemeyin” denilirdi. Ancak bu kriz döneminde her veli arandığında, “Her kurumun sahibi farklı, biz sorumlu değiliz” cevabı verildi. Uğur’un franchise olduğu özellikle vurgulandı ve tüm sorumluluk biz eğitimcilerin üzerine yıkıldı.
Sonuç olarak; öğrencilerimiz, velilerimiz ve biz eğitim emekçileri tarif edilmesi zor bir mağduriyet yaşadık. Bugün öğretmen arkadaşlarımız arasında geçimini sağlamak için inşaatta çalışan, garsonluk yapan, marketlerde çalışanlar var.
Biz öğretmenler, veliler ve öğrenciler olarak yaşanılan mağduriyetin peşini bırakmayacağız. Sendikamız ile beraber Hukuki tüm süreçleri başlattık ve sesimizi duyurmaya devam edeceğiz. Bugün bizim başımıza gelen bu olay, yarın başka bir kurumda, başka insanların başına gelebilir. Bu nedenle Uğur Kurs ve yetkililerinden bu soruna ivedilikle çözüm bulmalarını bekliyoruz.
Son olarak da velilere 10.05 tarihinde senetlerini teslim ederken kullanılan “Kurum müdürü kaçtı gitti herkesi ortada bıraktı” sözleri velileri hala kandırmaya çalışan bir zihniyetin sonucudur. Biz hiçbir yere kaçmadık buradayız.
Ancak sizler daha önceki kurum değişikliği ve öğretmen davalarında kaçtığınız gibi yine kaçmaya çalışıyorsunuz. Buna izin vermeyeceğiz.
Yalnız olmadığımızı biliyoruz. Sendikamızla beraber mücadelemize devam edeceğiz.
Saygılarımızla”