₺0,00

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Ege Barış ve İletişim Derneği: Venezuela’ya yönelik ABD Müdahalesine karşı halkların iradesini savunuyoruz

Ege Barış ve İletişim Derneği, ABD’nin Venezuela’ya dönük baskı, yaptırım ve askeri müdahalesine karşı çıkarak egemenlik, uluslararası hukuk ve seçim hakkı vurgusu yaptı.

ABD’nin Venezuela’ya yönelik siyasal baskıları, ekonomik yaptırımları, tehditleri ve son müdahalesi üzerinden yükselen tartışmalara ilişkin olarak Ege Barış ve İletişim Derneği, yayımladığı yazılı metinde müdahaleye karşı çıktı ve “Venezuela halkının kendi geleceğini özgürce belirleme hakkını” savundu.

Dernek, söz konusu politikaların yıllardır “demokrasi”, “özgürlük” ve “insan hakları” söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışıldığını, ancak gerçekte halkların iradesini yok sayan, ülkeleri ekonomik ve siyasal kuşatma altına alan neo-liberal ve sömürgeci bir yönelimin parçası olduğunu ileri sürdü.

Latin Amerika hafızası

Metinde, Latin Amerika tarihinin ABD’nin darbeleri teşvik eden, hükümetleri zayıflatan ve halk iradesini askeri ya da ekonomik araçlarla bastıran müdahaleleriyle dolu olduğu savunuldu. Venezuela’ya yönelik yaptırım ve tehditlerin de bu tarihsel çizgiden bağımsız olmadığı belirtildi.

Çıkarlar ve gerekçeler

Ege Barış ve İletişim Derneği’ne göre “demokrasi” ve “istikrar” söylemleriyle sunulan bu politikaların arkasında enerji kaynakları, sermaye çıkarları ve bölgesel hegemonya arayışı bulunuyor. Metin, Venezuela’ya dönük hamlelerin yalnızca güncel bir gerilim değil, uzun süreli bir kuşatma siyasetinin parçası olduğu görüşünü taşıyor.

Egemenlik ve hukuk

Dernek, ABD’nin uluslararası hukuku ve ülkelerin egemenlik haklarını hiçe saydığını belirterek, operasyonun Venezuela halkının siyasal tercihlerini, toprak ve yönetim bağımsızlığını hedef aldığı değerlendirmesini yaptı. Metinde, ülkelerin geleceğinin o ülkenin yurttaşları dışında güçler tarafından belirlenebileceği anlayışına itiraz edildi.

Yaptırımların toplumsal bedeli

Açıklamada, yaptırımların ve dış baskıların bedelini siyasal iktidarlardan çok doğrudan halkların ödediği savunuldu. Ekonomik kuşatmanın yoksullaşmayı derinleştirdiği, toplumsal yaşamı kırılganlaştırdığı ve ülkeleri dış müdahalelere daha açık hale getirdiği ifade edildi; bu yöntemlerin halkların özgür iradesini korumak yerine sistematik biçimde aşındırdığı belirtildi.

Gazze üzerinden küresel çerçeve

Metin, Venezuela başlığını küresel savaşlar ve krizler bağlamına yerleştirerek, farklı coğrafyalarda benzer güç dengelerinin işlediğini savundu. Gazze’de yaşanan yıkım da, bu müdahaleci ve çıkar odaklı politikaların ağır insani sonuçlarına örnek olarak anıldı.

“Barış, halkların iradesiyle”

Ege Barış ve İletişim Derneği, Venezuela halkının eşit, adil ve demokratik seçimlerle kendi geleceğini özgürce belirleme hakkını savunduğunu; her türlü dış müdahaleye karşı olduğunu açıkladı. Metin, barışın güçlünün dayatmasıyla değil, halkların özgür iradesiyle mümkün olacağı vurgusuyla sona erdi.

FİKİR Söyleşileri sona erdi: Barış belediyeciliği ve barış gazeteciliği ile ortak dil mümkün

Barışın yöntemi: Zeynep Altıok ile güven, dil ve süreklilik üzerine

Savaşın Gölgesinde Ege’den Çoğalan Barış Umudu: Zeynep Altıok Akatlı ile Söyleşi

Etiketler: Ege Barış ve İletişim Derneği Venezuela açıklaması, ABD Venezuela müdahalesi, Venezuela yaptırımları, halkların iradesi, egemenlik ve uluslararası hukuk, Latin Amerika müdahaleler tarihi