Fotoğraf: Seher Altıntaş
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, FİKİR Gazetesi koordinasyonunda başlayan İzmir FİKİR Buluşmaları, kentin ve ülkenin temel gündemlerini umut temelli bir perspektifle ele alan, düzenli bir kamusal buluşmalar dizisi olarak başladı. Serinin ilk oturumunda, çocuk sağlığı açısından çok kritik bir başlık öne çıktı: kurşun maruziyeti. Soru-cevap bölümünde izleyicilerin katkıları da gündemi genişletti.
Oturumun konuşmacılarından BAYETAV Genel Sekreteri Dr. Bülent Şık, “Çocuklar küçük yetişkinler değildir” ilkesini hatırlatarak, çocukların kurşunu yetişkinlere kıyasla çok daha yüksek oranda emebildiğini anlattı. Şık’ın verdiği örneğe göre yetişkinlerde bağırsaktan emilim kabaca %10–15 düzeyindeyken, çocuklarda bu oran 3–4 katına çıkabiliyor; yaş küçüldükçe emilim daha da artabiliyor. Yetersiz beslenme ve bazı besin eksiklikleri söz konusu olduğunda riskin daha da büyüdüğünü vurgulayan Şık, çocuklarda D vitamini eksikliği gibi yaygın sorunların da bu tabloyu ağırlaştırabildiğini söyledi.
Kurşunun en kritik etkisinin, dışarıdan “hemen fark edilen” bir belirti vermeden ilerleyebilmesi olduğuna dikkat çekildi. Şık, kurşunun özellikle beyin ve sinir sistemi gelişiminde geri dönüşü zor bir tahribata yol açabildiğini; düşük doz maruziyetlerde bile okul başarısında düşüş, dikkat-konsantrasyon sorunları ve okuma güçlüğü gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini anlattı. Kurşunu, çocuk beynindeki bağlantıları “makas gibi” kesen bir etki olarak tarif ederken, “zararsız doz” eşiğinin tartışmalı olduğuna işaret etti.
Tartışmada risk kaynakları da somutlaştı: Şık, 2000 öncesi binalarda galvaniz boruların zamanla suya kurşun sızdırabilen bir yapıya sahip olabildiğini; bu nedenle “ilk bakılacak yerin su” olduğunu söyledi. Hane ve okul/kreş ölçeğinde hızlı bir kontrol listesi önerirken, bina yaşı, tesisat türü ve boya gibi başlıkların birlikte düşünülmesi gerektiğini vurguladı. İzmir ölçeğine dair paylaştığı notlarda ise 790 bin hanenin 2000 öncesi yapılarda olduğu; bu hanelerde yaşayan çocuk sayısının yaklaşık 454 bin–470 bin bandında bulunduğu tahminini aktardı. “Yerel yönetimler evlerin içine müdahale edemez ama risk haritasını görünür kılmak ve farkındalığı büyütmek kamusal bir sorumluluk” değerlendirmesi öne çıktı.
Deşifrede, bazı belediyelerde benzer başlıkların konuşulduğu; özellikle eski yerleşim bölgelerinde çocuklarda kan kurşun düzeyi tespiti gibi tarama çalışmalarının başlatılmasının “şiddetle önerildiği” de yer aldı. Şık, pek çok ülkede çocuklara ücretsiz yapılan kan kurşun testinin Türkiye’de yaygın bir izleme pratiği olmadığını, veri eksikliğinin sorunu görünmez kıldığını söyledi.
Etiketler: #İzmir #ÇocukSağlığı #HalkSağlığı #ÇevreSağlığı #TemizSu #SağlıklıKent #İzmirBüyükşehirBelediyesi #FİKİR #İzmirFİKİRBuluşmaları #BülentŞık #BAYETAV #ÇocukHakları
İzmir FİKİR Buluşmaları başladı: Sofrada çocukları korumak için “gıda” ve “kurşun” uyarısı
