İmmanuel Kant, felsefe tarihinin en önemli düşünürlerinden biridir. Kant, bilgiyi açıklarken deneyim ile zihin arasındaki ilişkiye odaklanır.
Kant’a göre nedensellik insan aklının deneyimi düzenlemek için zorunlu olarak kullandığı kategorilerden biri olarak tanımlanır. Fizikte, kimyada, biyolojide deneyler bu prensip üzerine kurulur.
Her olayın bir nedeni vardır ve her neden belli koşullar altında belli sonuçları doğurur!
ABD Başkanı Donald Trump ve Dr. Mehmet Öz’ün de dahil olduğu ekip, uzun zaman önce duyurduğu “açıklamayı” sonunda yaptı. Otizm vakalarının önüne geçilemez olduğunu, kontrolden çıktığını ve buna artık bir çözüm bulacaklarını vaat etti.
2000 yılından bu yana Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı alan çocukların oranının “yüzde 400” arttığını belirtti. Uzun zamandır süregelen bir açıklama olan Tylenol (Parasetamol) gibi neredeyse her evde bulunan ilaçlar ile otizmi ilişkilendirdiklerini söyledi. Otizmin nedenini yıllardan sonra, yollardan sonra, yeniden aşılar ve Tylenol ilaçları ile ilişkilendirdi.
Anne adaylarının gebelik döneminde bu ilaçları içmemesi gerektiğini, bebeklere ve çocuklara bu ilaçların verilmemesi gerektiğini söyledi.
Küba’da otizm oranlarının oldukça düşük olduğunu, Amişler gibi topluluklarda ise neredeyse otizmin hiç görülmediğini söyledi. Bunun nedeni olarak da bu topluluklarda yoksulluk ya da diğer nedenler ile bu ilaçların kullanılmadığının görüldüğünü söyledi.
Bütün bu açıklamlamaları “bence öyle, düşündüğüme göre böyle, doktor değilim ama kesin böyle” diyerek nedensellik ilişkisi kurabildiğini açıkladı. Milyonlarca insana… tüm dünyaya “bence öyle” diyerek açıkladı.
Nedensellik, deneyimden elde edilen bir genelleme değil, deneyimi mümkün kılan bir şart olmalıdır. Şu ana kadar yapılmış çalışmalarda “otizm ve Tylenol” ya da “otizm ve aşılar” arasında doğrudan bir nedensel bağ bulunamadığı çalışma sonuçlarında belirtilmektedir. Aşılar şu anki veriler ışığında toplum sağlığını korumayı sağlamaktadır.
Her olayın bir nedeni vardır; ama her iki olayın birlikte görülmesi, otomatik olarak birbirinin nedeni oldukları anlamına gelmez!
Trump’ın, Tylenol (Parasetamol) kullanımını otizmle ilişkilendiren açıklaması buna tipik bir örnektir.
Ateşi çıkan bazı çocuklara Tylenol verilir. Bazı çocuklara daha sonra otizm tanısı konur. Bu iki durum aynı çocukta görülebilir ama bu Tylenol’un otizme neden olduğu anlamına gelmez. Nedensellik, ancak kontrollü, tekrar edilebilir bilimsel araştırmalarla ortaya konur. Trump’ın bu iddiasının şu anda bilinen hiçbir bilimsel kanıta dayanmadığı görülüyor. Gözleme ve duyuma dayalı söylemler ile yine olan “bir umut bekleyen” ailelere oluyor.
Hatta yine ve yeniden en çok annelere oluyor. Otizm ve “buzdolabı anne” konusu, otizm tarihinde tamamen yanlış bir inanış olarak yıllarca anneleri suçladı. 1940–50’li yıllarda, otizmin nedeni konusunda çok az bilimsel veri vardı. Psikanalist Bruno Bettelheim, otizmin nedenini “soğuk, sevgisiz anneler” olarak ileri sürdü. Ona göre anneler çocuklarına duygusal sıcaklık göstermez, ilgisiz davranırsa çocuklar içine kapanır ve otizm ortaya çıkardı. Bu yaklaşım “refrigerator mother” (buzdolabı anne) teorisi olarak yıllarca anıldı.
1960’lardan itibaren yapılan araştırmalar ise, otizmin nörogelişimsel bir farklılık olduğunu ortaya koymaktadır. Anne-baba tutumları otizme neden olmamakta, sadece çocuğun gelişim seyrini olumlu ya da olumsuz etkileyebilmektedir, her çocukta olacağı gibi…
Yıllarca süren bu hurafe teorisi, hem bilimsel temelsizdi hem de aileleri suçlayarak büyük psikolojik zararlar verdi. Ve şimdi “70 yıl sonra” yeniden otizm sürecini, kadınlar, anneler ve ebeveyn yeterlilikleri ile ilişkilendirmenin gerçekten çok acımasızca ve pervasızca yapılmış bir talihsizlik olduğunu düşünüyorum.
Üstelik otizmin ilk kez Leo Kanner tarafından 1943 yılında tanılandığı ancak Tylenol’un ise 1955 yılında ABD’de sıvı formda çocuklar için satışa sunulmaya başlandığı yine araştırma sonuçlarında belirtilmektedir.
Sonuç olarak biz dünyayı “sebep-sonuç ilişkisi” içinde görmeye mecburuz, çünkü zihnimiz olayları ancak bu düzenle kavrayabilir. Nedensellik ilkesine ihtiyacımız var yanılsamasına değil. Taş daha yer yüzünde yokken cama taş atarak cam kıramazsınız. Camın kırılmasının nedenine de taş diyemezsiniz.
Milyonlarca insana, milyonlarca aileye siyasi amaçlar uğruna “olmayan umutlar” satamazsınız.
#Trump #Otizm #Bilim #Aşı #Tylenol #FikirGazetesi #DuyguDüşmez
Alaycı kuşların sessizliği: Engelli dernekleri ve bağımsızlık sorunu
