Salihli’de mevcut Devlet Hastanesi’nin bulunduğu arazinin Cumhurbaşkanı kararı ile özelleştirmesi listesine alınmasına tepki gösterildi. Satışın durdurulması için düzenlenen basın toplantısında konuşan Salihli Belediye Başkanı Av. Mazlum Nurlu, Salihli Sağlık Mahallesi’nde bulunan 17 bin 720 metrekarelik arazinin değerinin 2 milyar lira olduğunu söyledi. Hükümetin Salihli’ye 891 milyon lira bedelle yaptığı bölge hastanesini “büyük bir hizmet gibi” sunduğunu kaydeden Başkan Nurlu, “Hükümet, Salihli’ye 891 milyon liraya bölge hastanesi yaptığını büyük bir hizmet gibi sunuyor. Doğrudur; biz de “nihayet” dedik, şaşırdık, hatta Allah var, sevindik. 23 yıllık iktidarın ardından Salihli’ye dişe dokunur bir yatırım geliyor diye umutlandık” dedi.
Ama gelin görün ki işin aslının çok geçmeden ortaya çıktığını belirten Başkan Nurlu, “Bugün aynı hükümet, mevcut hastanemizin bulunduğu ve yaklaşık 2 milyar, eski para ile 2 katrilyon lira değerindeki o kıymetli arsayı yani mevcut hastanemizin arsasını satışa çıkarıyor. Yani mesele sağlık yatırımı yapmak değil; mesele, Salihli’nin en değerli kamu varlığını elden çıkarmak” diye konuştu.
Salihli halkının malına göz dikildiğini kaydeden Başkan Nurlu, “Hastane yapmanın bedelini neden halkın malını satarak ödüyorsunuz? Bu arsa kimler için, hangi hesaplarla satışa çıkarılıyor? Salihli’nin geleceği kimlere ipotek ediliyor?” diye sordu.
Salihli’nin sahipsiz olmadığını ifade eden Başkan Nurlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu şehir, kendi toprağının, kendi malının kıymetini bilir. Bu alan rant projelerine kurban edilemez. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Bu satışın karşısındayız. İtiraz ediyoruz.
Bu kentin hakkını sonuna kadar savunacağız. Salihli halkının malını kimseye peşkeş çektirmeyeceğiz. Geri adım atılmaması halinde, bu sürece ilişkin tüm hukuki haklarımızı kullanarak dava açacağımızı ve Salihli’nin hakkını, hukukunu son kademesine kadar koruyacağımızı da kamuoyuna ilan ediyoruz.
Şehrin kalbindeki bu yeşil alan bir kent parkı olarak kullanılmalı, içinde çok amaçlı sergi, nikah ve toplantı salonu ile acil sağlık ihtiyaçlarında kullanılmak üzere çocuk acil ve kadın doğum acil servisi olarak planlanmalıdır.”
Dr. Bülent Şık’tan çarpıcı rapor: Kurşun, çocukların sağlığını da eğitim hakkını da tehdit ediyor
İzmir FİKİR Buluşmaları’nda kentsel gıda politikaları ve gıda egemenliği tartışıldı
Mahallede çözüm, kentte katılım: Bornova’da Kent Konseyi “kentin avlusuna” nasıl dönüştü?

