₺0,00

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Solucanların izinde insanın büyük hırsları: Humus raflarda

Gaspard Koenig’in 2023 Prix Interallié Ödüllü romanı Humus, iki ziraat öğrencisinin dünyayı değiştirme arzusundan yola çıkarak ekoloji, hırs, dostluk, sınıf ve insanın doğayla kurduğu sorunlu ilişki üzerine düşündürücü bir hikâye kuruyor.

Dünyayı değiştirme arzusu çoğu zaman umutla başlar; toprağa, emeğe, doğaya ve daha iyi bir yaşama duyulan inançla. Ancak bu arzu, insanın kendi hırsıyla, rekabetle ve başarı fikriyle birleştiğinde başka bir şeye dönüşebilir: kurtarmaya çalıştığı dünyayı yeniden ele geçirme isteğine.

Gaspard Kœnig’in Livera Yayınevi etiketiyle Türkçede okurla buluşan romanı Humus, tam da bu gerilimli alana bakıyor. Fransızcadan Şirin Erkan Leitao tarafından çevrilen kitap, 374 sayfalık bir anlatıyla dünya edebiyatı, ekoloji ve roman raflarında yerini alıyor.

Dünyayı düzeltme arzusunun gölgesi

Humus, solucanlar hakkındaki bir konferansta yolları kesişen iki ziraat öğrencisi Arthur ve Kevin’in hikâyesini izliyor. Arthur, burjuva bir aileden gelen ve ailesinden miras kalan arazide organik tarım yapmaya girişen bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Kevin ise tarım işçisi bir ailenin çocuğu; büyük şehirde bir atık öğütme şirketinin ortağı olarak başka bir yoldan ilerliyor.

İki karakter de başlangıçta dünyayı dönüştürme fikriyle hareket ediyor. Fakat roman, bu dönüşüm arzusunu romantik bir iyi niyet hikâyesi olarak bırakmıyor. Arthur kırsaldaki insan ilişkilerinin katılığıyla, Kevin ise iş dünyasının hırsı ve yalanlarıyla karşı karşıya geliyor. Böylece doğayı onarma fikri, insanın kendi içindeki iktidar ve başarı arzusuyla birlikte sınanıyor.

Ekolojinin romantik olmayan yüzü

Romanın dikkat çekici tarafı, ekolojiyi yalnızca “doğayı koruma” söylemi içinde ele almaması. Humus, insanın doğayla kurduğu ilişkiyi daha sert bir yerden sorguluyor: Doğayı kurtarmaya çalışan insan, onu gerçekten dinliyor mu; yoksa kendi ideallerini, kendi başarı hikâyesini ve kendi merkeziliğini doğanın üzerine mi yazıyor?

Bu açıdan roman, bugünün “yeşil girişimcilik”, “organik tarım”, “sürdürülebilirlik” ve “dünyayı düzeltme” söylemlerine de eleştirel bir gözle bakmaya imkân tanıyor. Çünkü Koenig’in dünyasında solucanlar yalnızca ekolojik bir simge değil; insanın büyük anlamlar yüklediği projelere kayıtsız kalan, toprağın altında kendi yaşamını sürdüren başka bir varoluş biçiminin de işareti.

Dostluk, rekabet ve doğanın kayıtsızlığı

Arthur ve Kevin’in hikâyesi, yalnızca ekolojik ideallerin değil, dostluğun ve rekabetin de hikâyesi. Başlangıçta ortak bir heyecanı paylaşan iki genç, zamanla kendi sınıfsal konumları, kişisel hırsları ve hayal kırıklıkları içinde farklı yönlere savruluyor.

Yayınevinin tanıtımında öne çıkan “insan hayatı kutsallaştırılmamalı” cümlesi, romanın temel huzursuzluğunu da açığa çıkarıyor. Humus, insanın kendisini doğanın merkezine koyma alışkanlığını sorgularken, doğanın insan ideallerine sandığımız kadar duyarlı olmayabileceğini de hatırlatıyor.

Toprağın altından bugüne bakan roman

2023 yılında Prix Interallié Ödülü’ne layık görülen Humus, ekolojik krizin yalnızca çevre politikalarıyla değil, insanın arzu, mülkiyet, sınıf, rekabet ve ilerleme fikriyle birlikte düşünülmesi gerektiğini gösteren romanlardan biri olarak öne çıkıyor.

Gaspard Koenig, iki gencin hikâyesi üzerinden okuru basit bir iyiler-kötüler anlatısına davet etmiyor. Aksine, iyi niyetin nasıl hırsa, ideallerin nasıl kişisel başarı arzusuna, doğayı onarma çabasının ise nasıl yeni bir tahakküm biçimine dönüşebileceğini soruyor. Humus, toprağa bakarken insanı; insana bakarken de doğanın sessiz, inatçı ve kayıtsız varlığını görmeye çağırıyor.

Kitabın adı: Humus
Orijinal adı: Humus
Yazar: Gaspard Koenig
Çeviri: Şirin Erkan Leitao
Yayınevi: Livera Yayınevi
Sayfa sayısı: 374
Raf: Dünya edebiyatı, ekoloji, roman
Barkod: 978-625-6663-73-2
Dağıtım tarihi: 25 Nisan 2026

İzmir Kitap Fuarı kapılarını dayanışmaya açtı: FİKİR sende, kitap askıda!

 

Bu kitap bize ne söylüyor?

Humus, ekolojik krizi yalnızca doğanın tahribatı üzerinden değil, insanın doğayla kurduğu sorunlu ilişki üzerinden düşünmeye çağırıyor. Roman, dünyayı düzeltme arzusunun iyi niyetle başlayıp hırs, rekabet ve başarı fikriyle nasıl başka bir yöne savrulabileceğini gösteriyor.

Neden önemli?

İklim krizi, gıda güvenliği, organik tarım ve sürdürülebilirlik tartışmalarının gündelik hayatın parçası haline geldiği bir dönemde Humus, okura daha zor bir soru soruyor: Doğayı kurtarmaya çalışırken onu gerçekten dinliyor muyuz, yoksa kendi ideallerimizi doğanın üzerine mi yazıyoruz?

Okura kalan soru

Arthur ve Kevin’in hikâyesi, yalnızca iki gencin hayal kırıklığını değil, çağımızın büyük çelişkisini de görünür kılıyor: İnsan dünyayı değiştirmek isterken, kendi hırsını ve iktidar arzusunu değiştirmeden doğayla sahici bir ilişki kurabilir mi?

FİKİR’in okuma notu

Gaspard Koenig’in Humus romanı, ekolojiyi romantik bir doğa sevgisi anlatısına sıkıştırmadan; sınıf, mülkiyet, piyasa, dostluk ve insan-merkezcilik tartışmalarıyla birlikte ele alıyor. Bu yönüyle roman, yalnızca edebiyat okurları için değil, gıda egemenliği, ekolojik kriz ve kamusal yaşam üzerine düşünen herkes için dikkate değer bir okuma alanı açıyor.

Cici Köpek raflarda: Kayıp bir çocuk, geri dönen “hayaletler” ve ağır bir seçim

Ramallah’ta Cinayet: Abbad Yahya’dan aşk, kayıp ve kendilik üzerine bir roman

Benzersiz Kızım: Annelik, kırılganlık ve varoluşun sınırında

 

Fikir Gazetesi'ne Destek Ol

Bağımsız haberciliği sürdürebilmek için
Aylık küçük bir katkıyla yanımızda olabilirsin.

Destek Ol →