BAYETAV’ın Haziran 2026 tarihli İzmir Barometresi: Bahar 2026 raporu, kentin gündelik ruh hâlini ve siyasetle kurduğu ilişkiyi “duygusal bir coğrafya” olarak okuyor: İzmir’de stres ve kaygı baskın; geçim sıkıntısı yaygın; yerel hizmetlere eleştiri güçlü.
Raporun “yönetici özeti” bu tabloyu tek bir veride topluyor: Beş duygu halinin 10 üzerinden ortalamasında stres-kaygı 6,9 ile açık ara önde; mutluluk 4,7 ile en düşük düzeyde.
Duygudurum: “Ortak deneyim” stres; kadınlarda baskı daha yoğun
Bahar 2026 ölçümünde İzmirlilerin yaklaşık yarısı kendisini yüksek düzeyde stresli-kaygılı hissederken, “yüksek düzeyde mutlu” olduğunu söyleyenlerin oranı beşte bir ile sınırlı kalıyor. Rapor, bu duygusal tonun yalnızca “belirli grupların istisnası” olmadığını; neredeyse bütün toplumsal kesimlerde 6’nın üzerine çıkan stres-kaygı puanıyla “ortaklaşan” bir gündelik deneyim ürettiğini vurguluyor.
Cinsiyet kırılımında en belirgin fark “olumsuz duygular” ekseninde: Kadınlar stres-kaygıyı 7,3, çaresizliği 5,8 düzeyinde bildirirken, erkeklerde aynı ortalamalar 6,5 ve 5,0’da kalıyor. Rapor, bu farkı “gündelik hayatın baskılarının kadınlar tarafından daha yoğun yaşanması”yla ilişkilendiriyor.
Kuşaklar arasında ise ters yönlü bir eğilim var: 18–29 yaş grubunda stres-kaygı 7,3, öfke 6,1 iken; umut 4,7 ile en düşük seviyede. 60 yaş üstünde stres-kaygı 6,5’e gerilerken umut 5,9 ile yükseliyor.
Geçim: “Geçinemiyorum” %45; birikim yapabilen %15
Raporun en sert başlıklarından biri ekonomik gündeliklik: İzmir genelinde kazandığı gelirle geçinemediğinisöyleyenlerin oranı %45; “geçiniyorum ama birikim yapamıyorum” diyenler %40; “rahat geçinip birikim de yapabiliyorum” diyenler %15. Bu, kentte ekonomik anlamda görece konforlu alanın daraldığına; büyük çoğunluğun ya “gündelik geçim mücadelesi” içinde ya da gelecek için birikim imkânından yoksun olduğuna işaret ediyor.
Yerel hizmetler: Yaşam memnuniyeti %66; belediye hizmetlerinde memnuniyet %34
Bahar 2026’da İzmir’de yaşamaktan memnuniyet %66 ile “önceki dönemlere benzer” bir seyir izliyor; fakat yerel hizmetlerde tablo daha eleştirel. İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden memnun olduğunu söyleyenler %34’te kalırken, memnun olmadığını söyleyenlerin oranı %46.
Rapor, bu iki ayrı veriyi birlikte okuyarak şehirde “yaşam memnuniyeti” ile “hizmet memnuniyeti” arasında açılan mesafeye dikkat çekiyor: Kentle kurulan aidiyet güçlü kalabiliyor; ancak hizmet başlığında itiraz birikiyor.
Siyasetle bağ: Haberler “daha kötü” hissettiriyor; ifade çekingenliği %43
Barometrenin siyaset bölümünde öne çıkan bulgu, siyasal alanla ilişkinin giderek “duygusal bir yüke” dönüşmesi. Katılımcıların yaklaşık %62’si siyasi haberleri takip ettikten sonra kendisini daha kötü hissettiğini söylüyor; %55“siyasete ilgim azaldı” diyor; %43 ise siyasi görüşlerini açıkça ifade etmekten çekindiğini belirtiyor.
Raporun yorumu net: Siyaset, yalnızca bir tartışma/katılım alanı değil; gündelik ruh hâlini etkileyen, insanları geri çekilmeye iten bir alan gibi çalışıyor. Bu bulgular, İzmir’in “yüksek mobilizasyon”la anılan siyasal ikliminde bile yorgunluk ve mesafenin büyüdüğüne işaret ediyor.
“İzmir’in Türkiye siyasetine bakışı”: Raporun odağı neden burası?
Raporun sunuş bölümünde, bu sayının odağının “İzmir’in Türkiye siyasetine bakışı” olarak seçildiği belirtiliyor ve son bir yıldaki siyasal gelişmelerin kamuoyunun siyasal alana bakışını yeniden ele almayı zorunlu kıldığı vurgulanıyor. Aynı sunuşta, rapor okuyucuya ulaştığında CHP’de “mutlak butlan” kararıyla yaşanan değişimin, rapordaki bazı bulgulara yeni bir siyasal bağlam kazandırdığı notu düşülüyor.
İzmir’in sessiz yorgunluğu: Verilerle klişelerin altındaki gerçek kent
İzmir’in ruh hâli ne söylüyor?
Bahar 2026 ölçümü, kentin gündelik tonunda stres ve kaygının baskınlaştığını; mutluluğun ise düşük bir düzeyde kaldığını gösteriyor.
Geçim sıkıntısı nasıl bir kent deneyimi üretiyor?
Geçinememe oranının %45’e ulaştığı, birikimin %15’e sıkıştığı tabloda, ekonomik baskı sadece cüzdana değil, kentin ortak duygusuna da yazılıyor.
Siyaset neden “duygusal yük” gibi yaşanıyor?
Siyasi haberlerden sonra “daha kötü” hissetme (%62) ve ifade çekingenliği (%43) bulguları, siyasetin gündelik hayatta bir tür yıpranma ürettiğini düşündürüyor.
Bayetav İzmir Barometresi Güz 2025: Krizle yaşayan kentte kadınların sessiz verileri ve ötesi

