İzmir’in “Akdeniz’in engelli ve yaşlı bakım turizmi merkezi” olması gerektiğini savunan yaklaşım yeniden tartışma alanına bırakıldı. Ancak mesele, şehri pazarlama diliyle yönetmek değil; yerel yönetim sorumluluğu, kamusal öncelik ve hak temelli kent politikasıyla yüzleşmek meselesidir.
İzmir’in “Akdeniz’in engelli ve yaşlı bakım turizmi merkezi” olması gerektiğini savunan yaklaşım yeniden tartışma alanına bırakıldı. Şehrin iklimi, sağlık altyapısı, üniversiteleri ve sosyal yapısı gerekçe gösterilerek bunun hem ekonomik bir fırsat hem de “vicdani” bir proje olduğu söyleniyor. Ancak mesele, şehri pazarlama diliyle yönetmek değil; yerel yönetim sorumluluğu, kamusal öncelik ve hak temelli kent politikası ile yüzleşmek meselesidir.
Önce şu soruyu siyasi bir netlikle soralım:
İzmir kendi engellisinin kentte eşit yurttaş olarak yaşamasını sağlayabildi mi?
Bugün İzmir’de hâlâ:
İlçe belediyeleri arasında erişilebilirlik açığı derin,
Toplu ulaşımda sesli-işitsel rehberlik süreklilik taşımıyor,
Merkez dışı ilçelerde hayat pratikte “ulaşılamaz”,
Bakım ve rehabilitasyon hizmetleri piyasaya terk edilmiş, kamusal güvence zayıf,
Engelli istihdamı, gelir güvencesi ve bağımsız yaşam desteği yerel ölçekte güçlü bir politika haline gelememiş durumda.
Bu tabloyu görmezden gelip önceliği “uluslararası bakım turizmi vizyonuna” yöneltmek; yerel siyasetin, sosyal politika yerine ekonomik vitrine odaklandığını gösteriyor. Açık söyleyelim: Kendi yurttaşının hayatını kolaylaştıramayan bir şehir, dünyaya model satamaz.
“Vicdanlı Proje” söylemi değil, yerel yönetim sorumluluğu
Bir politikanın vicdandan çok siyaseti vardır. Ve bu siyaset şu sorularla ölçülür:
İzmir’de yaşayan engelli bireyin bağımsız yaşam hakkı yerel yönetim tarafından gerçekten güvence altına alındı mı?
Erişilebilirlik, seçim dönemlerinde hatırlanan bir kampanya başlığı mı, yoksa kalıcı bir kent politikası mı?
Engelliye yönelik bakım ve destek mekanizmaları kamusal sorumlulukla mı yönetiliyor, yoksa özel sektör mantığına mı terk ediliyor?
Eğer bir kent, kendi engellisine eşit yaşam zemini sunamamışsa; aynı başlık üzerinden “turizm pazarı” kurmaya yönelmesi, yerel siyaset açısından sorunlu, etik açıdan ise tartışmalı bir tercihtir.
İzmir için gerçekçi ve siyasi olarak doğru öncelik
İzmir’in çağdaşlık iddiası kağıt üzerinde değil sokakta ölçülür. Bu nedenle öncelik sıralaması net olmalıdır:
Kentte tam erişilebilirlik – yasa, standart ve yönetmeliklerin tartışmasız uygulanması
Bakım hizmetlerinde kamusal güvence, şeffaflık ve güçlü denetim
Yerel ölçekte istihdam, gelir güvencesi ve bağımsız yaşam desteklerinin güçlendirilmesi
Engellinin kültürel, sosyal ve siyasal yaşama tam katılımını sağlayan yerel mekanizmaların kurulması
Bunlar yapılmadan “engelli turizmi vizyonu”, stratejik bir gelecek planı değil; yerel siyasetin kolaycı bir ekonomik söylemi olarak kalır.
Eğer bir model konuşulacaksa…
Bu model turizm üzerinden değil; yerel sosyal politika ve hak temelli kent yönetimi üzerinden kurulmalıdır. Eğer çok aktörlü bir yapı oluşturulacaksa:
Temel muhatap İzmir’in kendi engelli yurttaşlarıdır.
Merkezde insan onuru ve bağımsız yaşam hakkı bulunmalıdır.
Üniversiteler yalnızca sertifika değil; etki analizi ve toplumsal denetim üretmelidir.
STK’lar vitrin değil, karar sürecinin ortağı olmalıdır.
Kurulacak her yapı; dönemsel siyasetten bağımsız, şeffaf, hesap verebilir olmalıdır.
Sonuç
Eğer İzmir gerçekten vizyon konuşacaksa önce şu soruya siyasi cesaretle cevap vermelidir:
Bu vizyon kimin hayatını iyileştirecek?
İzmir’in temel ihtiyacı; dışarıdan gelecek “bakım turisti” değil, içeride yaşayan engelli yurttaşın eşit, onurlu ve güvenli yaşam hakkıdır.
Bu başarıldığında İzmir zaten dünya için model olur. O zaman turizm değil; insana yakışan bir kent yönetimi konuşulur.
Engellilik siyaseti: İktidarın inkârı, muhalefetin ritüeli ve bekleyen dernekler
Etiketler: İzmir erişilebilirlik, engelli hakları İzmir, bağımsız yaşam hakkı, yerel yönetim sosyal politika, bakım hizmetlerinde kamusal güvence, kent hakkı, hak temelli belediyecilik, erişilebilir toplu taşıma, kamusal denetim, engelli istihdamı yerel politika
