₺0,00

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Yolcu Mustafa Ün

Kutsanan yükün ardında: Görmezden gelinen kadın, görünmeyen bakım emeği

Anneler Günü diye önümüze konan şey çoğu zaman bir kutlama değil, bir örtüdür. Altına bakınca emeğin, yoksulluğun, yalnızlığın ve şiddetin çıplak gerçeği çıkar. Bize sunulan...

Rozet sol, siyaset sağ: CHP’nin bitmeyen kimlik krizi

CHP’nin söylemiyle pratiği arasındaki uçurum, sadece genel siyasette değil; yerel yönetimlerden sivil topluma kadar uzanan bir kimlik krizine işaret ediyor. Türkiye’de siyaset, özellikle de Cumhuriyet...

Okul değil, çöküş: Çocukların değil sistemin şiddeti

Bu yaşananları hâlâ “münferit” diye anlatan herkes ya gerçeği görmüyor ya da görmek istemiyor. Okullarda patlayan şiddet, çocukların bir anda “bozulması” değil; bu ülkenin...

Engellilik, sol ve sessizliğin politik anatomisi

Sıkça karşılaşılan bir refleks var: “Topu Ankara’ya atmak.” Erişilebilir olmayan kentler, ayrımcı toplu taşıma, hizmetlere erişimdeki eşitsizlikler… Bunlar çoğu zaman “yetki yok”, “kaynak yok” denilerek...

Sessizliğin kurumsallaşması: Engelli mücadelesinde “makul” muhalefetin sınırları

Türkiye’de engelli hakları mücadelesi yıllardır konuşuluyor. Raporlar hazırlanıyor, çalıştaylar düzenleniyor, komisyonlar kuruluyor. Ama bütün bu hareketliliğin ortasında, tuhaf bir durağanlık var. Belki de asıl soruyu...

Ramazan sofrası ve tanrıların ironisi

On bir ay boyunca kapılar kapalıdır. Bir ay gelir, sofralar kurulur. On bir ay boyunca engelli birey “hane geliri”nin içinde bir rakamdır. Ama Ramazan’da birden bire “kardeşimiz”...

Meydana sığmayan kadınlar: İki engelli kadınla 8 Mart üzerine söyleşi

8 Mart geldiğinde meydanlar yine doldu. Sloganlar yükseldi, pankartlar açıldı, özgürlük ve eşitlik üzerine konuşmalar yapıldı. “Tüm kadınlar birlikte mücadele ediyor” denildi. Ama bu...

Sofra siyaseti ve omurga meselesi

Ramazan geldi mi, Türkiye’de engellilik meselesi yeniden hatırlanır. İftar sofraları kurulur, “engelsiz buluşmalar” düzenlenir, ev ziyaretleri yapılır. Fotoğraflar servis edilir, teşekkürler edilir, iyi dilekler paylaşılır....

“Engelli”yi silmek: Kartın adı değişti, hak dili zedelendi

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Engelli Kartı”nın adını “Özel Kart” yapmayı planladığı konuşuluyor. Gerekçe yine tanıdık: “Vatandaş talebi.” Peki hangi vatandaş? Hangi hak örgütü? Hangi katılımcı süreç? Türkiye’de...

Aşk kimin için?

Her yıl 14 Şubat geldiğinde vitrinler kırmızıya boyanıyor, kalpler çoğalıyor, romantizm pazarlanıyor. Kapitalizmin en parıltılı günlerinden biri olan Sevgililer Günü, aşkı hediyeler ve tüketim...

Fikir Gazetesi'ne Destek Ol

Bağımsız haberciliği sürdürebilmek için
Aylık küçük bir katkıyla yanımızda olabilirsin.

Destek Ol →