Yazılım dünyasında bugünlerde herkesin dilinde tek bir soru var: “Yapay zeka işimizi elimizden mi alacak?” Ancak bu soruya verilen cevaplar genellikle sığ bir “evet/hayır” ikilemine sıkışmış durumda. Oysa mesele, kod yazan bir algoritmadan çok daha derin; küresel rezerv para sisteminin sancıları ve “gerçek dünya”nın dijital illüzyonlara karşı kazandığı zaferle ilgili.
1. Jevons Paradoksu: Kapital Kendini Yok Etmez
Genel kanı, AI sayesinde 1 yazılımcının 10 yazılımcının işini yapması durumunda kalan 9 kişinin kapının önüne konulacağı yönünde. Ancak iktisat tarihi bize farklı bir şey anlatıyor: Jevons Paradoksu.
Bir kaynağın kullanım verimliliği arttıkça, o kaynağa olan toplam talep azalmaz; aksine artar. Şirketler, AI ile hızlanan süreçlerde 9 yazılımcıyı işten çıkarıp tasarruf etmek yerine, o 10 kişilik kapasiteyle 100 birimlik iş üretmeyi seçecektir. Kapitalizm, doğası gereği genişlemeyi tercih eder. Sorun yazılımcının “hızı” değil, o hızın hangi amaca hizmet ettiği.
2. Rezerv Para Çöküşü ve Niş Alanların Sonu
Asıl büyük fırtına teknoloji dünyasında değil, finansın merkezinde kopuyor. Küresel rezerv para sistemi ciddi bir sarsıntı içinde ve yerine geçebilecek (Çin Yuan’ı dahil) yapısal bir alternatif henüz ufukta görünmüyor.
Rezerv paranın olmadığı veya belirsizleştiği bir dünyada sermaye, “belki tutar” dediği niş alanlardan çekilir ve temel alanlara sığınır. Bu durum, yazılımın ağırlık merkezini de kökten değiştiriyor.
Yazılımın Yeni İhtiyaçlar Piramidi
Bunu Maslow’un İhtiyaçlar Piramidi gibi düşünebiliriz:
Zirve (Lüks ve Keyfiyet): Sosyal medya filtreleri, “salla kazan” uygulamaları, sadece tüketime yönelik niş dijital ürünler. AI burada en büyük tehdittir ve bu modellerin yazılım maliyetleri artık sürdürülebilir değil.
Orta Katman (Verimlilik): E-ticaret ve bankacılık. Bu sektörler değerini koruyacak çünkü sistemin işlemesi için gerekli olan “hızı” sağlarlar.
Taban (Yaşamsal/Reel): Gıda, tarım, enerji, altyapı, savunma ve lojistik. Yazılımın ağırlık merkezi sanaldan reele, işte tam buraya kayıyor.
3. AI: Bir Sis Bombası Olarak Teknoloji
Yapay zeka, küresel finansal sistemin çöküşünü perdeleyen bir sis bombası gibi kullanılıyor. Birçok şirket ve hükumet, yapısal ekonomik krizlerin faturasını “teknolojik dönüşüme” kesmeye hazırlanıyor. “İşinizi AI elinizden aldı” demek, “Sistemi yönetemedik ve rezerv para çöktü” demekten çok daha kolay bir kaçış yolu.
4. Türkiye ve Yazılımcının Yeni Rotası
Türkiye özelinde tablo biraz daha keskin. Savunma sanayii hariç, yazılım gücümüzün büyük bir kısmı piramidin orta katmanına (e-ticaret ve bankacılık) sıkışmış durumda. Yaşamsal sektörlerdeki yazılım kullanımı ise hala oldukça zayıf.
Eğer bir yazılımcı olarak geleceğinizi sağlama almak istiyorsanız, bakmanız gereken yer ekranın içindeki pikseller değil, dışındaki tarlalar ve fabrikalar olmalı:
Salla-kazan algoritmaları yerine; lojistik ve tedarik zinciri optimizasyonları.
Sosyal medya etkileşimi yerine; tarımsal sulama otomasyonları.
Dijital oyun dünyası yerine; enerji nakil hatlarındaki kaçak tespiti veya üretim bandı verimliliği.
Yapay zeka işinizi bireysel yetenekleriniz düşük olduğu için elinizden almaz; içinde bulunduğunuz sektörün küresel ekonomideki katmanına bakarak karar verir. Piramidin ne kadar üstündeyseniz o kadar risk altındasınız. Gelecek, kodu “gerçek dünyaya” dokunduranların olacak.
Kıyamet provası: Milyarderler “Nuh’un Gemisi”ni bizden habersiz neden inşa ediyor?
Yapay zeka: Geleceğin mimarı mı, yoksa statükonun “halüsinasyon gören” bekçisi mi?
Jevons Paradoksu ve yapay zeka çağında Türkiye’de işin dönüşümü: Bugün güzel şeylerden bahsedeceğiz
Yapay zekânın görünmeyen devrimi: Şirketlerin sessiz çözülüşü ve aracısız ekonomi çağı
Etiketler: yapay zekâ, yazılım sektörü, Jevons paradoksu, istihdam, dijital dönüşüm, reel ekonomi, lojistik, tarım teknolojileri, enerji altyapısı, Türkiye
