₺0,00

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

NATO’nun Ankara sınavı: Asıl kriz Trump değil, Avrupa’nın dağınıklığı

The New York Times’ta Massimo Calabresi imzasıyla yayımlanan analiz, Ankara’daki NATO Zirvesi öncesinde ittifakın en zorlu başlığının yalnızca Donald Trump’ın NATO’ya yönelik sert tutumu olmadığını; Avrupa ülkeleri arasındaki savunma sanayii rekabeti, stratejik uyumsuzluk ve ortak hareket etme kapasitesindeki zayıflık olduğunu yazdı.

NATO liderleri 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da bir araya gelirken, ittifakın resmi gündeminde savunma yatırımları, savunma sanayii üretimi ve Ukrayna’ya destek başlıkları öne çıkıyor. NATO, Ankara Zirvesi’nin 2025 Lahey Zirvesi’nden bu yana kaydedilen ilerlemeyi değerlendirmeyi ve ittifakın temel hedefleri için yeni bir yol haritası oluşturmayı amaçladığını duyurdu. Zirve kapsamında 7 Temmuz’da Ankara’da NATO Savunma Sanayii Forumu da düzenlenecek; forumun odağında üretim kapasitesi, ortak tedarik ve yeni savunma teknolojileri olacak.

Rutte’nin stratejisi: Trump’ı yatıştırmak, Avrupa’yı zorlamak

NYT analizine göre NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 2024’te göreve geldiğinden bu yana Trump’ın ittifaka yönelik çıkışlarını yönetmek için iki yönlü bir strateji izledi. Rutte bir yandan Trump’ı kamuoyu önünde ve kapalı görüşmelerde yatıştırmaya çalıştı; diğer yandan Trump’ın NATO’dan çekilme tehdidini Avrupa ülkelerine daha fazla savunma harcaması yaptırmak için baskı aracına çevirdi.

Bu strateji, geçen yıl Lahey’de Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırma taahhüdüyle kısmen sonuç verdi. Ancak analiz, NATO’nun asıl sorununun artık yalnızca “ne kadar harcanacağı” değil, bu paranın hangi kabiliyetlere, hangi ortak planlamayla ve nasıl bir stratejik bütünlük içinde harcanacağı olduğunu vurguluyor.

Reuters’ın aktardığına göre Ankara Zirvesi’nde de liderlerin savunma harcaması hedefleri, savunma sanayii üretiminin artırılması ve ABD’den Avrupa’ya daha fazla sorumluluk devri başlıklarına odaklanması bekleniyor. Avrupa liderleri, 2035’e kadar savunma ve savunmayla ilişkili harcamaları GSYH’nin yüzde 5’i düzeyine çıkarma taahhüdünde ilerleme kaydettiklerini Trump’a göstermeye çalışacak.

Avrupa daha çok harcıyor ama birlikte hareket edemiyor

Calabresi’nin analizinde Avrupa’nın temel açığı, savunma harcamalarının yetersizliğinden çok ortak hareket etme kapasitesindeki zayıflık olarak tarif ediliyor. Fransa ve Almanya’nın savaş uçağı, hava savunması ve yeni nesil askeri teknolojiler gibi alanlarda uzlaşmakta zorlanması, NATO içindeki Avrupa ayağının yapısal kırılganlığına örnek gösteriliyor.

Yazıya göre bu dağınıklık, ABD’nin yıllardır sağladığı kritik askeri kapasitenin kısa vadede Avrupa tarafından ikame edilememesi anlamına geliyor. Stratejik hava taşımacılığı, havadan yakıt ikmali, savaş alanı istihbaratı ve düşman hattının derinliklerindeki hedefleri vurma kabiliyeti gibi başlıklar, Avrupa ordularının en görünür açıkları arasında sayılıyor.

NATO’nun kendi gündeminde de bu sorun açık biçimde görülüyor. İttifak, Ankara Zirvesi’nde müttefiklerin yalnızca daha fazla yatırım yapmasını değil, “doğru kabiliyetlere” yatırım yapmasını hedeflediğini belirtiyor. NATO’ya göre savunma sanayii üretimi, tedarik zincirleri ve ortak kabiliyet geliştirme, zirvenin temel başlıkları arasında.

Trump baskısı ittifakın dengesini değiştiriyor

NYT analizinde Trump, NATO krizinin tek nedeni değil; fakat krizi hızlandıran başlıca aktörlerden biri olarak ele alınıyor. Trump’ın Avrupa ülkelerini “yük paylaşımı” konusunda sıkıştırması, Washington’un Avrupa’daki askeri varlığını gözden geçirmesi ve ABD’nin stratejik önceliğini Asya-Pasifik’e kaydırma eğilimi, NATO içindeki geleneksel dengeyi değiştiriyor.

Reuters, Trump’ın sık sık NATO’yu eleştirmesinin, Avrupa’daki Amerikan askerlerinin azaltılması yönündeki açıklamaların ve ABD’nin kıtadaki askeri varlığına ilişkin altı aylık gözden geçirmenin ittifak içinde belirsizliği artırdığını aktardı. Aynı habere göre Ankara Zirvesi, İran savaşı ve Grönland geriliminin ardından transatlantik ilişkilerde biriken gerilimin gölgesinde toplanıyor.

Rutte’nin Washington’la kurduğu ilişki, bu nedenle yalnızca diplomatik bir nezaket meselesi değil; NATO’nun dağılma ihtimalini yönetme girişimi olarak görülüyor. Reuters, Rutte’nin Haziran sonunda Washington’da Trump’la görüşerek İran savaşı ve ABD’nin Avrupa’dan asker çekme tehdidi nedeniyle oluşan gerilimi azaltmaya çalıştığını yazdı.

Putin’in gördüğü açık

NYT analizinde NATO içindeki dağınıklığın Rusya açısından da stratejik bir fırsat olarak görülebileceği belirtiliyor. Yazıya göre Trump döneminin ilerleyen yıllarında Avrupa yeniden silahlanırken, Vladimir Putin NATO’ya kalıcı zarar vermek için zaman penceresinin daraldığını düşünebilir.

Rutte de Ankara Zirvesi öncesinde Rusya’ya yönelik caydırıcılık mesajını öne çıkardı. Reuters’ın aktardığına göre Rutte, NATO müttefiklerinin zirvede onlarca milyar dolarlık savunma anlaşmaları açıklayacağını belirterek, bunun Putin’e ittifakın saldırgan bir hamleye karşı yanıt vermeye hazır olduğu mesajını vereceğini söyledi. Rutte ayrıca Avrupa’daki “parçalı ulusal savunma sanayilerinin” aşılması gerektiğini vurguladı.

Ankara’da güvenlik zirvesi, haklar tartışması

Ankara Zirvesi yalnızca NATO içi savunma tartışmalarıyla değil, Türkiye’de zirve öncesinde yaşanan gözaltılar, protesto yasakları ve basın özgürlüğü başlıklarıyla da gündeme geldi. Reuters, Rutte’nin Ankara’daki basın toplantısında Türkiye’deki son gözaltılar ve zirve öncesi kısıtlamalar sorulduğunda gösteri hakkı ve basın özgürlüğünün demokrasiler için temel olduğunu söylediğini aktardı.

Reuters’ın aktardığına göre Ankara’da zirve öncesinde güvenlik önlemleri artırıldı, gösteriler yasaklandı, barikatlar kuruldu ve yollar kapatıldı. Haberde, sol parti ve grupların düzenlediği protestolarda 100’den fazla kişinin gözaltına alındığı; ayrıca gazeteciler ve tanınmış bir komedyenin de aralarında bulunduğu kişilere yönelik gözaltı ve tutuklamaların gündeme geldiği belirtildi. Rutte, demokrasi için yalnızca serbest seçimlerin yeterli olmadığını, gösteri düzenleme hakkı ve medyanın etkinlikleri yerinde izleyebilmesinin de önem taşıdığını söyledi.

NATO’nun sorusu değişiyor

Calabresi’nin analizinin vardığı sonuç, NATO tartışmasını Trump’ın ötesine taşıyor. Yazıya göre ittifakın geleceğini belirleyecek soru artık yalnızca “ABD Avrupa’ya iyi bir müttefik olacak mı?” sorusu değil. Asıl mesele, Avrupa ülkelerinin kendi aralarında iyi müttefikler olmayı başarıp başaramayacağı.

Ankara Zirvesi bu nedenle NATO için yalnızca bir diplomasi takvimi değil; ittifakın Avrupa ayağının ne kadar ortaklaşabileceğini, ABD baskısı altında ne ölçüde toparlanabileceğini ve artan savunma harcamalarını ortak stratejik kapasiteye dönüştürüp dönüştüremeyeceğini gösterecek yeni bir sınav olacak.

Ankara’nın NATO çıkarma mükellefiyeti ve teşrifat sosyolojisi

NATO’nun Ankara Zirvesi neden önemli?

Çünkü zirve, Trump yönetiminin Avrupa’dan daha fazla savunma sorumluluğu istediği, Rusya tehdidinin sürdüğü ve Ukrayna’ya desteğin yeniden tanımlandığı bir dönemde yapılıyor.

Avrupa’nın savunma sorunu yalnızca para mı?

Hayır. Analizin temel vurgusu, Avrupa ülkelerinin daha fazla harcama yapmasına rağmen ortak üretim, ortak tedarik ve stratejik koordinasyon konusunda hâlâ zorlandığı yönünde.

Türkiye’deki hak ihlalleri neden gündeme geldi?

Zirve öncesinde Ankara’da protesto yasakları, gözaltılar ve basın akreditasyonu tartışmaları yaşandı. Rutte, sorular üzerine gösteri hakkı ve basın özgürlüğünün demokrasinin parçası olduğunu söyledi.

Petrolü boğazında kırılan imparatorluk: ABD’nin yenilmezlik miti çatladı

Fikir Gazetesi'ne Destek Ol

Bağımsız haberciliği sürdürebilmek için
Aylık küçük bir katkıyla yanımızda olabilirsin.

Destek Ol →