Dünyanın en büyük müzik gruplarından BTS’nin üyeleri, Mart 2026’da askerlik görevlerini tamamladıktan sonraki ilk albümlerine “Arirang” adını verdi. Albüm fragman videosunda, 1896 yılında Washington DC’deki Howard Üniversitesi’nde okuyan yedi Koreli öğrencinin fotoğrafını anımsatan bir animasyon yer aldı. Animasyonda BTS’nin anımsattığı öğrenciler, bir fonograf silindirine Arirang’ı kaydeden ilk kişilerdi. Bu fotoğrafla BTS, dinleyicilerine bir asır sonra aynı şarkıyla, aynı özlemle sesleniyordu. Peki bu şarkı neden bu kadar önemlidir? Neden bir asır sonra bile hâlâ söylenmektedir?
Kore’nin yaşayan hafızası
Arirang, yüzyıllar ve nesiller boyunca yolculuk ederek Kore’nin kültürel dokusuna işlemiş ve derin duygular uyandıran bir Kore halk ezgisidir. Bu şarkı, sade ve derin melodisiyle Kore kültürel mirasının özünü, ulusun tarihsel mücadelesini ve kolektif kimliğini yansıtır. Kore’yi gerçekten anlamak için Arirang’ın hikayesine dalmak gerekir çünkü bu şarkı, tarihsel bağlamı, kültürel önemi ve günümüzdeki geçerliliğiyle ulusun ruhuna açılan bir pencere sunar. Arirang, Kore’nin ruhunu özetleyen, nefes alan ve yaşayan bir varlıktır. Kadim bir ninniden günümüze uzanan yolculuğu, müziğin insanları tarih ve kültürler boyunca birleştirme gücünün kanıtıdır.
Özlem, acı ve aehwan
Arirang, genellikle özlem ve çekilen acıları ima eder. Korea Herald’daki bir makalenin belirttiği gibi, “Arirang, trajedi, zorluk, ıstırap ve adaletsizliğin yürek burkan ağıtlarını içeren bir Kore müziği türüdür”. Doğaçlama yapısı sayesinde herkes, tıpkı modern rap müziğinde olduğu gibi, kendi dokunaklı yaşam hikayelerini şarkıya kolayca ekleyebilir. Korelilerin “aehwan” dediği, hüzün ve neşenin birleşimi olan bu duygular, Arirang’ın özünü oluşturur.
En bilinen versiyonun sözleri şöyledir:
“Arirang, Arirang, Arariyo…
Arirang geçidinden geçerken…
Beni terk eden sevgilim
On li yol gitmeden ayakları ağrır
Berrak gökyüzünde yıldızlar da çoktur
Bizim yüreklerimizde hayaller de çoktur”
(Li: Yaklaşık 500 metreye karşılık gelen bir uzunluk birimi)
Arirang geçidi
Korea Herald’da yer alan makalenin de belirttiği gibi, “Arirang geçidi” şarkıya adını veren ve tüm Arirang şarkılarında yer alan bir motiftir. “Arirang gogae” zorlu bir dağ geçidinden tırmanma eylemi, yaşamın acı verici geçişlerinin sembolüdür. 1392’deki isyancı lider Yi Seong-gye’nin hikayesinde olduğu gibi, sürgüne gönderilen Goryeo yetkilileri Gangwon Eyaleti’ndeki Jeongseon’a kadar dağ geçitlerinden geçerek Arirang söylemiş, iki krala hizmet etmeyi reddedenlerin kaderine ağıt yakmışlardır.
Jeongseon’dan PyeongChang’a uzanan ses
Araştırmacılar, Arirang şarkılarının binlerce varyasyonunu tespit etmiştir. Bunlardan biri olan Jeongseon Arirang, Kral Danjong’un (1441-1457) kısa hükümdarlığını ve trajik hayatını anlatır. 85 yaşındaki Jeongseon Arirang ustası Kim Nam-ki, 2018 PyeongChang Kış Olimpiyatları’nın açılış töreninde bu şarkıyı seslendirmiştir. Ona göre Jeongseon Arirang’ın “bağırsaklardan söylenmesi gerekir; ancak o zaman sakin bir yaşamın kederinin sesleri kemiklerden ve topraktan çıkar”.
19. yüzyılda Kore’yi ziyaret eden Amerikalı misyoner Homer Bezaleel Hulbert, “Arirang söylemek Koreliler için yemekteki pirinç gibidir.” demiştir. Bu ifade Arirang’ın Koreliler için ne kadar temel ve yaşamsal olduğunu vurgulayan, etkili ve akılda kalan bir benzetmedir.
İşgal altında susmayan şarkı
1910’da Japonya Kore’yi işgal ettiğinde, bu şarkı bir direniş biçimine dönüşmüştür. İnsanlar Korece konuştukları için cezalandırılmış, isimleri ellerinden alınmış, dilleri susturulmuştur. Ama Arirang susturulamamıştır. Çünkü o, artık bir şarkı değil bir halkın sessiz çığlığıdır.
1926’da Na Woon-gyu’nun Arirang isimli filmi gösterime girdiğinde, salonlarda ağlayanlar olmuştur. Filmin sonunda başkahraman Japon polisi tarafından götürülürken, köylüler Arirang söylemeye başlamıştır. O an, tüm Korelilerin acısı ve özgürlük özlemi tek bir şarkıda birleşmiştir. Yönetmen Na, Arirang tepesinin bir umut tepesi olduğunu ve izleyicilere karşı karşıya oldukları trajik kaderi yenmek ve bir arada ve güçlü biçimde durmak için bir umut ve cesaret mesajı iletmek istediğini söylemiştir.
Yasak, asimilasyon ve direniş
Japon yönetimi, şarkının gücünü fark ederek önce yasaklamak istemiş, ardından Arirang’ı asimilasyon politikasının bir aracı olarak kullanmaya çalışmıştır. “Acil Durum Arirang’ı” adı verilen versiyonda sözler değiştirilmiş, imparatora tapınma ve imparatorluğa bağlılık mesajı verilmiştir. Ancak bu çabalar ters tepmiştir. Koreliler için, orijinal Korece versiyonu söylemek, kültürlerinin Japonlaştırılmasına karşı bir direniş eylemi haline gelmiştir.
1929’da Genel Vali, Arirang’ı tehlikeli mesajlar taşıdığı gerekçesiyle yasaklamıştır. 1933’te, tüm ses kayıtlarının piyasaya sürülmeden önce onay almasını zorunlu kılan bir yasa çıkarılmıştır. Ama bazı şarkılar yasakla ölmez. İnsanlar Arirang’ı yüksek sesle söyleyemediklerinde fısıldamış, fısıldayamadıklarında içlerinden söylemiştir. 1919’da 1 Mart Bağımsızlık Hareketi’nde sokakları dolduran kalabalıklar Arirang’ı adeta haykırarak söylemiştir.
Japonya’da Arirang’ın popülerleşmesi
Arirang’ın Japonya’da popülerleşmesi, ilginç ve çelişkili bir süreçtir. Koreliler için bir direniş sembolü olan şarkı, Japon imparatorluğunun en tanınan melodilerinden biri haline gelmiştir. Araştırmacı E. Taylor Atkins’in belirttiği gibi, Arirang, Japon kolonyal yönetimi altında “iki kariyerli” bir şarkı olmuş ve hem Kore direnişinin marşı hem de Japon popüler kültürünün bir parçası haline gelmiştir.
Şarkı, 1926’da gösterime giren Arirang filmi sayesinde Kore’de tekrar popüler olduktan sadece beş yıl sonra, 1931’de Japonca versiyonuyla Japonya’da yayınlanmıştır. Bu versiyon, Kobayashi Chiyoko (Kin’iro Kamen takma adıylabilinen) tarafından Victor Records’tan piyasaya sürülmüştür. Ardından 1932’de, Koreli şarkıcı Choi Gyu-yeop (sahne adı Hasegawa Ichiro olan) Arirang’ı Japonca seslendirmiştir.
İmparatorluk kültürü içinde Arirang
1930’lar ve 1940’lar boyunca, Japon plak şirketleri Arirang’ın 50’den fazla farklı versiyonunu piyasaya sürmüştür. Japon besteciler ve söz yazarları, şarkıyı kendi tarzlarında yeniden yorumlamıştır. Koga Masao gibi ünlü besteciler, şarkının “ürpertici, her şeyi kapsayan bir hüzün” taşıdığını ifade etmiştir. Japon dinleyiciler için Arirang, insanlığın “ilkel” ve “saf” ruhuna bir pencere açarak modernleşmenin Japon kültüründe yarattığı kayıpları hatırlatmıştır.
Japonca Arirang’ların ilk örnekleri, Kore melodisini korurken zamanla Japon müzik skalasına uyarlanmış versiyonları da ortaya çıkmıştır. Hatta Arirang’ın melodisiyle ilgisi olmayan, sadece adını taşıyan yaratıcı şarkılar da bestelenmiştir. Bunlardan biri, Japonya’nın savaş zamanı politikalarını yansıtan “Arirang Manchuria” idi.
Arirang, Japon çocukları arasında da popüler olmuş ve Japonca’ya çevrilen versiyonlarıyla bir ninni veya çocuk şarkısı olarak da söylenmiştir. Bu durum, şarkının melodisinin Japon müzik zevkine ne kadar uygun olduğunu ortaya koymaktadır.
Sürgünde, savaşta ve yoksullukta Arirang
Sömürge yıllarında şarkı Kore’de yalnızca protestonun değil umudun ve tesellinin de simgesi olmuştur. Japon ordusuna zorla alınan genç askerler, evlerinden binlerce kilometre uzakta ölümle yüzleşirken son kez Arirang söylemiştir. Bugün 91 yaşındaki An-jin, çocukluğunu hatırlarken şöyle demektedir: “Japon işgalini, Korece isimlerimizi kullanamamamızı, Korece konuştuğumuz için cezalandırılmamızı, Kore Savaşı’nı, ülkemizin bölünmesini yaşadık. Çoğumuz geçinemiyorduk ama şarkı söylemek bedavaydı. Yaşamak mümkün görünmediğinde Arirang söyleyerek hayatta kaldık”.
Washington’daki ilk kayıt
1896’da Washington DC’deki Howard Üniversitesi’ne yedi Koreli öğrenci gelmişti. İlk gecelerinde yemekhanede Arirang söylemişlerdi. Şarkıyı anlayan kimse yoktu. Ama herkes sessizleşmişti. Daha sonra o yedi genç, balmumu silindirlere Arirang’ı kaydetti. O kayıt, bir Korelinin Amerika’daki ilk ses kaydıydı ve Arirang’ın dünyadaki ilk kaydıydı ve bugün hala Kongre Kütüphanesi’nde saklanıyor.
Bir asır sonra aynı ezgi
Bir asır sonra, BTS o yedi gencin fotoğrafına albüm fragmanında gönderme yaparak aslında kendilerinin de onların izinden gittiğini vurguluyor. Bugün Arirang, sadece Kore’de değil, dünyanın dört bir yanındaki Kore diasporasında da söyleniyor. Kuzey ve Güney arasındaki bölünmeye rağmen, her iki tarafta da aynı ezgiyle büyüyen insanlar, bu şarkıda memleket hasretini ve ortak kültürel miraslarını buluyor. Arirang hâlâ aynı şeyi fısıldıyor: Bir halkın sesi susturulabilir. Ama o sesin taşıdığı hafıza asla yok edilemez.
Arirang neden yalnızca bir halk şarkısı değildir?
Arirang, Kore halkının sömürgecilik, sürgün, savaş ve bölünme deneyimlerinden geçen ortak hafızasını taşıyor. Bu nedenle şarkı, yalnızca kültürel bir miras değil; acının, özlemin ve direnişin kuşaktan kuşağa aktarılan sesi olarak anlam kazanıyor.
BTS’in Arirang tercihi neyi yeniden görünür kılıyor?
BTS’in albümünde Arirang’a yönelmesi, küresel popüler kültür ile Kore’nin tarihsel hafızası arasında güçlü bir bağ kuruyor. Böylece bir halk ezgisi, yalnızca nostaljik bir unsur olarak değil; bugünün dünyasında kimlik, hafıza ve temsil meselesi olarak yeniden tartışmaya açılıyor.
Bir ezgi halkların hafızasını nasıl taşıyabilir?
Arirang’ın tarihi, müziğin yalnızca estetik bir ifade olmadığını gösteriyor. Yasaklandığında fısıldanan, sürgünde söylenen, savaşta ve yoksullukta teselliye dönüşen bu ezgi, kültürel hafızanın bazen yazıdan ve resmî tarihten daha kalıcı olabileceğini hatırlatıyor.
Bir şarkı, bir hikaye | “Que Bonita Bandera” – Yasaklı bayraktan direniş marşına
Bir Şarkı, Bir Hikaye | Casas de Cartón: Bir şarkının çok bileşenli direnişe dönüşümü

