₺0,00

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

BAYETAV İzmir Barometresi’nin anlattıkları: İzmir sevgisi Büyükşehir’e açık çek değildir

İzmir Barometresi, kente duyulan güçlü bağlılık ile Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden duyulan memnuniyetsizliğin aynı anda var olabildiğini gösteriyor. İzmir’i sevmek, kentin yönetilme biçimine razı olmak anlamına gelmiyor.

Bir kenti sevmek, o kenti yönetenleri onaylamak değildir. Ancak İzmir söz konusu olduğunda bu ikisi uzun süredir birbirine karıştırılıyor. Kentin güçlü kimliği, yaşam kültürü ve siyasal tercihleri, belediye yönetimleri için zaman zaman hazır bir toplumsal desteğe dönüşebiliyor. İzmir’in yaşam biçimine sahip çıkmakla Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerinden memnun olmak aynı şeymiş gibi davranılıyor.

Oysa insanlar bir kenti yalnızca belediyesi iyi çalıştığı için sevmez. Çocuklukları, dostlukları, hatıraları, alışkanlıkları ve kendilerini ait hissettikleri yaşam kültürü de bu bağın parçasıdır. Belediye yönetimleri bu bağı güçlendirebilir veya zayıflatabilir; fakat onu tek başına yaratmaz. Bu nedenle İzmir’e duyulan aidiyetin belediyenin hizmet performansına verilmiş koşulsuz bir onay gibi okunması, hem kenti hem de yurttaşın sözünü yanlış anlamaktır.

Kent sevgisi ile hizmet memnuniyeti aynı şey değil

BAYETAV İzmir Barometresi’nin asıl anlattığı, yüzde 64’lük kent memnuniyeti ile Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden memnun olmadığını söyleyen yüzde 59’luk kesim arasındaki gerilimdir. İzmirliler kentin yaşam kültürüyle, toplumsal hafızasıyla ve birlikte yaşama imkânıyla kurdukları bağı koruyor. Ancak bu bağlılık, belediye hizmetlerinden duyulan memnuniyetsizliği ortadan kaldırmıyor.

Üstelik burada yalnızca genel bir hoşnutsuzluktan söz etmiyoruz. Katılımcıların yüzde 71,3’ü yol, kanalizasyon ve su gibi temel altyapı hizmetlerini yeterli bulmuyor; yüzde 63,8’i temizlik ve çöp toplama hizmetlerinden memnun olmadığını söylüyor. Temizlik ve çevrenin yüzde 49,4 ile kentin en önemli sorunu hâline gelmesi de hizmetlerdeki aksamanın gündelik yaşamı doğrudan etkilediğini gösteriyor. Toplu taşıma dışarıda bırakıldığında, temel belediye hizmetlerinin önemli bölümünde yerleşmiş bir başarısızlık algısıyla karşı karşıyayız.

Memnuniyetsizlik parti sınırlarını aşıyor

Bu memnuniyetsizliği siyasi kutuplaşmayla açıklamak da mümkün değil. Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden memnun olmayanların oranı bütün seçmen gruplarında yüksek; CHP seçmeninin bile yarısı hizmetlerden memnun değil. Gençlerde memnuniyetsizliğin yüzde 68’e ulaşması ise ayrıca önemli. Çünkü gençlerin kentle kurduğu bağ yalnız bugünkü yaşam koşullarını değil, İzmir’de bir gelecek görüp görmediklerini de belirliyor.

Bu sonuç, İzmir’de seçmenin siyasi aidiyetini kaybettiğini değil, belediye yönetimini siyasi aidiyetinden bağımsız olarak değerlendirebildiğini gösteriyor. İzmirliler, merkezi iktidarın muhalefet belediyeleri üzerindeki baskıları ile mali ve idari engelleri görebilir; buna karşılık yaşadıkları hizmet sorunlarının hesabını Büyükşehir Belediyesi’nden sormayı da sürdürebilir. Bu iki tutum arasında bir çelişki yoktur. Tam tersine, demokratik yurttaşlık tam olarak bunu gerektirir.

Kamusal hizmet yurttaşın hakkıdır

Belediyecilik, kente duyulan sevgiden siyasi kredi devşirmek değildir. Kamusal hizmet bir lütuf değil, yurttaşın hakkıdır. Belediye yönetiminin görevi de bu hakkı erişilebilir, düzenli ve ölçülebilir biçimde güvence altına almaktır. Çöpün toplanmadığı, altyapının işlemediği, yolların ve trafiğin gündelik hayatı zorlaştırdığı bir kentte aidiyet bir süre devam edebilir; ancak yaşam kalitesi, belediyeye duyulan güven ve gelecek umudu giderek aşınır.

İzmirliler kentlerinden vazgeçmiyor; Büyükşehir Belediyesi’ne görevini hatırlatıyor. Bu nedenle yüzde 64’lük kent memnuniyeti, belediye yönetimi için bir başarı belgesi ya da açık çek olarak okunamaz. Tam tersine bu oran, İzmir’e duyulan sevginin daha iyi, daha şeffaf ve daha hesap verebilir bir kent yönetimi talebine dönüştüğünü gösterir.

İzmir sevgisi belediyenin başarısızlığını örten değil, daha iyi hizmet beklentisini büyüten bir bağdır.

Araştırma | Kent ile Büyükşehir arasında: İzmir’i seviyor musunuz?

 

İzmir Barometresi’nin temel sonucu ne?

İzmirlilerin yüzde 64’ü İzmir’de yaşamaktan memnun olduğunu söylerken yüzde 59’u Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerinden memnun olmadığını belirtiyor. Veriler, kent aidiyeti ile belediye hizmetlerine verilen notun birbirinden ayrıldığını gösteriyor.

İzmirliler en çok hangi hizmetlerden şikâyetçi?

Katılımcıların yüzde 71,3’ü temel altyapıyı yeterli bulmuyor, yüzde 63,8’i temizlik ve çöp toplama hizmetlerinden memnun olmadığını söylüyor. Temizlik ve çevre, yüzde 49,4 ile kentin en önemli sorunu olarak görülüyor.

Kent memnuniyeti neden belediye başarısı sayılmaz?

Kent memnuniyeti yalnız belediye hizmetlerinden oluşmuyor; aidiyet, toplumsal hafıza ve yaşam kültürü de bu değerlendirmeyi etkiliyor. Bu nedenle İzmir’de yaşamaktan memnuniyet, Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerine verilmiş doğrudan bir başarı notu olarak okunamaz.

Haber vermek yetmez: Toplum çözümü de konuşabilmeli

Fikir Gazetesi'ne Destek Ol

Bağımsız haberciliği sürdürebilmek için
Aylık küçük bir katkıyla yanımızda olabilirsin.

Destek Ol →