Bornova’da kent bostanları yeni yaz sezonuna yalnızca fide dikimiyle değil, kentin toprakla kurduğu ilişkinin uluslararası bir karşılaşmaya dönüşmesiyle başladı. Doğanlar ve Evka-4 kent bostanlarında kadın üreticiler domates, biber ve patlıcan fidelerini toprakla buluştururken, Avrupa Birliği’nin “İklim Değişikliğinin Doğa Üzerindeki Etkileri” başlıklı projesi kapsamında Türkiye’ye gelen uzmanlar ve sanatçılar da üretim sürecine katıldı.
Bornova Belediyesi’nin kent bostanları, son yıllarda yalnızca tarımsal üretim alanı olarak değil; kadınların kamusal hayata katıldığı, çocukların doğayla tanıştığı, mahalle ölçeğinde dayanışmanın güçlendiği yaşam alanları olarak öne çıkıyor. FİKİR Dergisi’nde daha önce ele alınan Bornova Kent Bostanları dosyasında da bu alanların yalnızca sebze yetiştirilen parsellerden ibaret olmadığı; kent yaşamında topraktan uzaklaşan insanlar için öğrenme, paylaşma ve yeniden bağ kurma mekânlarına dönüştüğü görülmüştü.
FİKİR Dergisi’nin üçüncü sayısı çıktı: Gıda egemenliği şimdi: Ama nasıl?
Yazlık üretim başladı
Türkiye’nin yeni ve büyük kent bostanlarından biri olarak gösterilen Doğanlar Kent Bostanı’nda kadın üreticiler yazlık sezon için domates, biber ve patlıcan fidelerini dikti; börülce tohumları da toprağa bırakıldı. İtalya, Fransa, Portekiz, Yunanistan, Brezilya ve Lübnan’dan gelen uzmanlar ile sanatçılar, dikim çalışmalarına katılarak üretim sürecini yerinde inceledi.
Doğanlar Kent Bostanı’nda 278 kadın üretim yapıyor. Kadınlara 24 metrekarelik alanlar tahsis edilirken, bostan modeli küçük parseller üzerinden hem sağlıklı gıdaya erişimi hem de üretim bilgisine katılımı destekliyor. Evka-4 Kent Bostanı’nda ise 247 kadın yaz sezonu üretimine başladı. Yağışlı hava nedeniyle toprağın geç kuruduğu Evka-4’te dikimlerin diğer bostanlara göre daha geç yapıldığı belirtildi.
Bostan yalnızca üretim alanı değil
Bornova’daki kent bostanları, kentsel tarımın gündelik hayatta nasıl somutlaşabileceğini gösteren örneklerden biri. Kadınlar sezon öncesinde sebze yetiştiriciliği eğitimleri alıyor; fide dikimi, bakım, sulama ve üretim sürecinin farklı aşamalarında belediyenin teknik desteğiyle kendi parsellerinde üretim yapıyor. Üretim için gerekli girdiler Bornova Belediyesi tarafından sağlanırken, bakım süreçleri kadın üreticiler tarafından yürütülüyor.
Bu yönüyle bostanlar, yalnızca kimyasaldan uzak üretim yapılan alanlar olarak değil, kent içinde başka bir kamusal yaşam pratiğinin mümkün olduğunu gösteren yerler olarak da önem kazanıyor. Daha önce Pınarbaşı Kent Bostanı’nda kadınların anlattığı deneyimlerde olduğu gibi, toprakla temas kimi katılımcılar için geçmişle yeniden bağ kurmak, kimileri için ise ilk kez üretimin parçası olmak anlamına geliyor. Kadınların bostanı “terapi”, “antidepresan” ya da “buluşma alanı” olarak tarif etmesi, bu mekânların sosyal etkisini de görünür kılıyor.
Adil geçişin sofrası: Alejandro Colás ile kentler, emek ve gıda egemenliği üzerine
Eşki: Bu modeli dünyayla paylaşıyoruz
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, uluslararası konukların kent bostanlarına gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduklarını belirterek bostanların üretim kadar dayanışma ve sürdürülebilir yaşam açısından da önemli olduğunu söyledi.
Eşki, “Kent bostanlarımız yalnızca üretim yapılan alanlar değil; dayanışmanın, paylaşmanın ve sürdürülebilir yaşamın güçlü örneklerinden biri. Avrupa’dan ve farklı ülkelerden gelen konuklarımızın burada kadın üreticilerimizle birlikte toprağa dokunması bizim için çok değerli. Bornova’da kurduğumuz bu modeli dünyayla paylaşmaktan gurur duyuyoruz. Kadın emeğini destekleyen, kimyasaldan uzak üretimi teşvik eden ve sağlıklı gıdaya erişimi güçlendiren çalışmalarımızı büyütmeye devam edeceğiz” dedi.
Kentte gıda, kadın emeği ve iklim
İklim krizinin gıda sistemleri üzerindeki baskısı büyürken kent bostanları, yerel yönetimlerin yalnızca park, yol ve altyapı hizmetleriyle sınırlı olmayan yeni kamusal sorumluluk alanlarına da işaret ediyor. Kentte toprağa erişim, sağlıklı gıdaya ulaşım, kadınların üretim süreçlerine katılımı ve mahalle ölçeğinde dayanışma, artık yerel yönetim politikalarının daha görünür başlıkları arasında.
Bornova’daki uygulama bu nedenle yalnızca bir belediye hizmeti olarak değil, kentin gıda hakkı ve ekolojik dayanıklılık arayışı içinde de okunabilir. Kadınların küçük parsellerde yürüttüğü üretim, hane ekonomisine katkının ötesinde, kentte müşterek bir yaşam kültürünün kurulmasına da alan açıyor.
785 kadın üretimin parçası
Bornova Belediyesi’nin kent bostanlarında toplam 785 kadın üretim yapıyor. Doğanlar ve Evka-4 bostanları, kadın üreticilerin en yoğun yer aldığı alanlar arasında bulunuyor.
Doğanlar’da uluslararası konukların kadın üreticilerle birlikte toprağa fide dikmesi, Bornova’daki bostan modelinin yalnızca yerel ölçekte değil, iklim, ekoloji ve dayanışma tartışmaları içinde de dikkat çektiğini gösterdi. Kentin içinde küçük parsellerde başlayan üretim, böylece daha geniş bir soruyu da gündeme taşıdı: Gıda krizinin, iklim baskısının ve kent yaşamındaki yalnızlaşmanın arttığı bir dönemde, toprağa birlikte dokunmak nasıl bir kamusal gelecek kurabilir?
Bir bostanın anlattığı daha büyük hikâye
Bornova’daki kent bostanları, küçük parsellerde başlayan üretimin kent yaşamında nasıl daha geniş bir anlam kazandığını gösteriyor. Kadınların emeği, sağlıklı gıdaya erişim, kimyasaldan uzak üretim ve mahalle dayanışması burada aynı zeminde buluşuyor.
Neden önemli?
Kent bostanları, iklim krizinin ve gıda güvencesizliğinin arttığı bir dönemde yerel yönetimlerin toplumsal yaşamı yalnızca hizmet sunarak değil, ortak üretim alanları kurarak da güçlendirebileceğini gösteriyor. Bornova örneği, kadın emeğini merkeze alan ekolojik bir kent politikası için somut bir deneyim sunuyor.
Toprağın açtığı alan
Bu haber, bir fide dikiminden fazlasını anlatıyor: Kentte doğayla bağını yeniden kurmaya çalışan insanların, üretimi yalnızca geçim değil, dayanışma ve kamusal karşılaşma olarak da yaşayabileceğini gösteriyor.

