Bir kadeh ne zaman gündelik eşya olmaktan çıkıp hukuki delile dönüşür?
Bir akşam sofrasında görünen cam bardağa 82 bin liralık ceza kesildi. Hayat tarzına müdahale böylece ahlak vaazlarının masrafsız alanından çıkıp resmi tarifesine kavuşmuş oldu. Adalet nice ağır dosyanın önünde vakarla beklerken, bardağın dibindeki birkaç damla söz konusu olunca idarenin kazandığı çeviklik doğrusu göz yaşartıcı. Hukuk mekanizması çalışabiliyormuş yani; önüne doğru kadehi koymak gerekiyormuş.
Hatıradan kampanya çıkarmak
Müdahalenin meşruiyet süsü kamu sağlığı, cezayı taşıyan hukuki marifet ise kişisel bir fotoğrafı ticari tanıtım saymak… Dostlarla geçirilmiş sıradan bir akşam reklam mevzuatının ağırbaşlı insafına teslim edilirken, masaya gündelik eşya olarak bırakılan bardak dosyadan marka temsilcisi sıfatıyla çıkmış. Fotoğrafın kişisel hatıra olması, ortada kazanç bulunmaması yahut paylaşım sahibinin herhangi bir ticari ilişki kurmaması fazla oyalanmaya değer görülmemiş belli ki; çünkü idari tahayyül mesaiye koyulduğunda dost sofrasından kampanya, kadehten tanıtım, hafızadan faaliyet çıkarmak pekala mümkün. Ekonominin aradığı yaratıcı hamle aile albümlerinde saklıymış meğer.
Bürokrasinin çalışma şartları da hayli elverişli bu arada. Akşamın bağlamı eksildikçe yorum sahası ferahlarken mevzuat kendisine daha geniş bir koltuk buluyor. Cam bardak bütün kaydın anlamını sırtlanmış; ağır görev, ince malzeme.
Paylaşımın ticari niteliği bulunmasa da fazla sorun sayılmamış anlaşılan. Hukuki anlam, fotoğrafın içinden çıkarılmak yerine dosyanın içine sonradan yerleştirilmiş; yani önce suç bulunmuş, ardından gündelik hayat suça uygun biçimde tercüme edilmiş. İdari zarafet biraz da böyle bir şey herhalde.
Tebligat eve, Tedbir telefona
Cezanın eriştiği alan fotoğrafla sınırlı kalsaydı geriye ölçüsüz bir idari işlem kalabilirdi; ne var ki kişisel bir kaydın hangi hukuki hünerle reklama çevrileceği bulanık bırakılınca, benzer bir kareyi paylaşacak kişi akşamın kendisinden önce masanın üstüne eğiliyor. Kadeh görüntüden çıkarılacak mı, paylaşım yakın çevreye mi açılacak, fotoğraf telefonun içinde sessizce mi yaşlanacak?
Açık bir yasak ilanı lüzumsuz; 82 bin liralık zarif bir nezaket notu, uzun yönetmeliklerden daha berrak konuşur. Çağdaş denetimin inceliği bu zahmetsizlikte saklı zaten. Her kapıya polis dikmek yerine pahalı bir ihtimali gündelik hayatın içine bırakıp gerisini korkunun iktisadi terbiyesine havale etmek kafi.
Kimse açıkça “yapma” demiyor mesela; yapmanın birkaç aylık gelire mal olabilecek bir heves olduğu usulünce hatırlatılıyor, yurttaş da kendi arşivine denetleyici ciddiyetiyle eğilip fotoğrafını bizzat ayıklıyor. İdare bütün telefonları tek tek inceleme külfetinden kurtulmuş, yurttaş içindeki memurla baş başa kalmış oluyor yani.
Kadeh saklayanların şekilden şekle sokuldukları paniğini hatırlayınız.
Hafızanın ruhsatı
Böyle bir cezanın asıl ömrü tebligattan daha uzun. Sevdiklerimizle geçen bir akşam, birkaç ay önce kimsenin üzerinde durmayacağı bir kadeh artık binlerce liralık hukuki çağrışımıyla kadrajda hazır bulunur ve bir akşamın hatırası ileride başına iş açmayacak hale getirilir. Devletin albümlere el koymakla zahmete girmesine gerek yok; yurttaş kendi arşivinin memurluğunu üstlenmiş durumda kalır. Yıllar sonra ortaya çıkan hafıza da muntazamdır haliyle. Dost sofraları seyrekleşmiştir artık. Geceler daha “uslu”, doğum günleri daha ölçülüdür; memleketin resmi biyografisiyle şahsi albüm arasındaki mesafe de epey kapanmıştır yani.
Hatıranın içine idarenin de böyle küçük bir sandalye çekmişliği var.
Ahlakın gelir tarifesi
Korkunun sınıfsal dağılımı şaşılacak kadar terbiyeli. Ekonomik gücü yerinde olanlar seküler hayatlarını yüksek duvarların, özel salonların ve seçkin çevrelerin ardına çekebilir; resmi ahlak da belli bir gelir eşiğinden sonra kapıda sesini alçaltıp görgü kurallarını hatırlama inceliği gösterir.
Mahremiyet parayla satın alınınca ahlaki hassasiyetlerin ansızın zarafet kazanması, sınıfsal terbiyenin en tanıdık hünerlerinden biri hakikaten. Üyelik kartı, kapalı mekan ve seçilmiş çevre devreye girdiğinde hayat tarzı da daha az sakıncalı görünür; kamusal alanda göze batan tercih, özel salonda kişisel zevk sayılır neticede.
Ücretiyle geçinen biri açısından ise 82 bin lira idari tatsızlık kalıbından taşar; aylarca kapanmayacak açık, ertelenecek ihtiyaçlar ve yerinden oynayacak gündelik düzen var işin ucunda. Aynı rakam varlıklı bir hesabın üzerinde kısa süreli huzursuzluk bırakırken emekçinin hayatına bütün ağırlığıyla yerleşir.
Kağıt üzerindeki eşitlik, banka hesabına uğrayınca biraz mahcup oluyor yani. Hukukun sınıflar üstü asaleti de her zamanki inceliğiyle bakiyenin kapısına kadar eşlik ediyor; içerisi özel mülk.
Laikliğin masa hesabı
Kapalı kapılar ardında içmek, resmi ahlakın terbiyesine daha uygun düşer misal. Görünmeyen hayat sorun çıkarmaz; dolaşıma girmediği, kendi olağanlığını hatırlatmadığı ve bu memlekette herkesin aynı usulle yaşamadığını uluorta belli etmediği müddetçe…
İçki içmek siyasal sadakat alametine çevrilmişse fotoğraf çoktan bahaneye dönüşmüştür bile; zira denetlenen, seküler hayatın kendisini saklamadan kayda geçirme cüreti kadar görünürlüğün kimlere ayrıldığıdır. Kadehin masada durması kendi başına büyük bir hadise sayılmaz tabii ki, ama kayıt altına girip kamusal dolaşıma katıldığında resmi ahlakın huzuru kaçıyor.
Bir tercihin her defasında savunma metnine çevrilmeden yaşanabildiği, birbirine benzemeyen hayatların aynı kamusal zeminde izin talep etmeden yan yana kalabildiği rahatlık daraldıkça, kağıt üzerindeki teminat nasıl da törensel bir ağırlık kazanıyor. İlke yerinde, madde yerinde; gündelik hayat ise giderek daha ruhsatlı, çekingen ve daha az kendisi…
Bu arada maddesi silinmemiş, adı unutulmamış, resmi konuşmalarda gerektiğinde kullanılmak üzere hazır tutulmuş laiklik de anayasa kitapçığında güya özenle muhafaza ediliyor. Sofradaki hayat aynı ihtimama mazhar değil ne yazık ki.
Masa, meze, kadeh yerinde, madde yürürlükte.
Laiklik ise gündelik hayata uğradığında, adisyondaki küçük puntolar kadar okunuyor.
Kişisel bir sofra fotoğrafı hangi gerekçeyle reklam sayıldı?
Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı, sosyal medya paylaşımlarında alkollü içki markalarının görünmesini “alkollü içkilerin reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı” kapsamında değerlendirdi. Ceza verilen kişiler ise paylaşımların ticari ilişki, sponsorluk, reklam geliri veya tanıtım amacı taşımadığını belirterek kararlara itiraz etti.
82 bin liralık ceza gündelik hayatı nasıl etkiliyor?
Belirsiz ve yüksek tutarlı yaptırımlar, cezanın uygulandığı kişiden daha geniş bir çevrede caydırıcı etki yaratıyor. İnsanlar kişisel fotoğraflarını paylaşmadan önce kadrajı denetlemeye, kendi arşivlerini ayıklamaya ve hukuken açıkça yasaklanmamış davranışlardan kaçınmaya başlayabiliyor.
Kadeh tartışması laiklik ve sınıf meselesine neden uzanıyor?
Aynı ceza, gelir düzeyine göre bütünüyle farklı sonuçlar doğuruyor. Ayrıca seküler hayatın kapalı ve ayrıcalıklı alanlarda daha az görünür hale gelmesi, laikliğin anayasal bir hüküm olarak korunmasıyla gündelik hayatta özgürce yaşanabilmesi arasındaki mesafeyi ortaya çıkarıyor.

