Ege Barış ve İletişim Derneği ile Midilli’de faaliyet yürüten Siniparxi (Bir Arada Varoluş) Derneği, 9–14 Mart tarihleri arasında düzenleyecekleri etkinliklerle Ege’nin iki yakasında sanat, hafıza ve barış eksenli yeni bir buluşmaya hazırlanıyor. İki derneğin ortak organizasyonuyla Midilli Belediye Tiyatrosu fuayesinde açılacak Figen Gürsoy’un “Bir Mübadele Hikâyesi” başlıklı minyatür sergisi, mübadele deneyimini edebiyat ve görsel anlatı üzerinden yeniden gündeme taşıyacak.
Etkinlik programına göre, mübadele temalı Türkçe ve Yunanca edebiyat eserlerinden yola çıkan minyatür çalışmaları 9–14 Mart 2026 boyunca izleyiciyle buluşacak; 9 Mart akşamı ise serginin açılışının ardından Prof. Kenan Mortan, gazeteci Stratis Balaskas ve Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı’nın katılımıyla mübadele üzerine bir söyleşi gerçekleştirilecek. Böylece sergi, yalnızca estetik bir üretim alanı değil, ortak tarih ve toplumsal hafıza üzerine kamusal bir düşünme zemini olarak da kurulmuş olacak.
Mübadeleyi minyatürle yeniden anlatmak
Sanatçı Figen Gürsoy, kitap resmi ile minyatür sanatını bir araya getirerek mübadele hafızasını kişisel geçmiş ile toplumsal belleğin kesişiminde yeniden yorumluyor. Ailesinin kökleri mübadele döneminde Yunanistan’ın Drama ve Selanik kentlerinden Anadolu’ya uzanan bir göç hikâyesine dayanan Gürsoy’un çalışmaları, bireysel hatırayı daha geniş bir tarihsel ve insani çerçeveye yerleştiriyor.
“Mübadele”nin 100. yılı vesilesiyle hazırlanan sergide, Türkiye ve Yunanistan’da yazılmış mübadele temalı 14 kitaptan ilhamla üretilmiş 14 özgün minyatür yer alıyor. Her bir çalışma, yalnızca bir edebi metni görselleştirmekle kalmıyor; yerinden edilme, kayıp, ayrılık, yeniden tutunma ve belleğin kuşaklar boyunca nasıl taşındığına ilişkin ortak duyguyu da görünür kılıyor.
Sergide, Yaşar Kemal’in Bir Ada Hikâyesi dizisinin dört kitabı olan Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Karıncanın Su İçtiği, Tanyeri Horozları ve Çıplak Deniz Çıplak Ada ile birlikte Dido Sotiriou’nun Benden Selam Söyle Anadolu’ya, Elsa Hiu’nun İzmirli Nine ve Saba Altınsay’ın Kritimu adlı eserlerinden ilhamla hazırlanmış minyatür çalışmalar da yer alıyor. Bu yönüyle sergi, edebiyatı yalnızca kaynak olarak değil, ortak acının ve ortak yaşam ihtimalinin taşıyıcısı olarak ele alıyor.
Ortak tarihten bugüne uzanan bir yüzleşme
Türkiye ve Yunanistan halklarının kolektif hafızasında derin izler bırakan nüfus mübadelesi, bu etkinlikte yalnızca geçmişe ait bir tarihsel hadise olarak değil, bugün de süren savaş, zorunlu göç ve yerinden edilme tartışmalarıyla birlikte düşünülüyor. Dini aidiyetler üzerinden yürütülen ayrımcı politikaların insanları yurtlarından, geçmişlerinden ve toplumsal bağlarından koparmasının yarattığı insani yıkım, sergi ve söyleşi programının ana eksenini oluşturuyor.
Bu nedenle Midilli’deki buluşma, bir anma etkinliğinin ötesine geçiyor. Etkinlik, Ege’nin iki yakasında uzun zamandır sürdürülen barışçıl diyalog çabasını kültürel bellek üzerinden yeniden kurarken, geçmişin zorunlu göçleri ile bugünün savaş siyasetleri arasında da düşünsel bir bağ kuruyor. Böylece mübadele, yalnızca geride kalmış bir tarih değil; bugünü anlamak için geri dönülmesi gereken canlı bir toplumsal hafıza alanı olarak ele alınıyor.
Söyleşide hafıza, göç ve bir arada yaşam konuşulacak
9 Mart günü yapılacak açılışın hemen ardından düzenlenecek “Bir Mübadele Hafızası” başlıklı söyleşide, akademisyen Prof. Kenan Mortan, gazeteci Stratis Balaskas ve Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı bir araya gelecek. Söyleşide, mübadelenin tarihsel sonuçları, kültürel bellekte bıraktığı izler, yerel hafızanın bugünkü karşılıkları ve Ege coğrafyasında bir arada yaşama fikrinin imkânları tartışılacak.
Bu çerçevede etkinlik, sanatın tanıklık gücü ile kamusal sözün düşünsel imkânını aynı zeminde buluşturmayı hedefliyor. Midilli’deki sergi ve söyleşi programı, geçmişin acılarını yalnızca hatırlamak için değil; o acılardan bugüne dair daha eşit, daha barışçıl bir ortak gelecek fikri çıkarmak için de anlam taşıyor.
Barış çağrısı yalnızca geçmişe değil bugüne de yöneliyor
Ege Barış ve İletişim Derneği Başkanı Zeynep Altıok da etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde, bu buluşmanın yalnızca mübadelenin acı hatıralarını diri tutmak için değil, bugün dünyayı kuşatan savaşlara karşı ortak bir barış iradesini büyütmek için de önemli olduğunu vurguladı. Altıok’a göre, başta İran’da yaşananlar olmak üzere farklı coğrafyalarda halkların yaşamını altüst eden savaşlar sürerken, Ege’nin iki yakasından yükselen bu tür kültürel ve toplumsal buluşmalar barışın ancak halkların iradesiyle mümkün olabileceğini hatırlatıyor.
Altıok’un değerlendirmesi, etkinliğin politik ve etik çerçevesini de görünür kılıyor. Buna göre, geçmişin zorunlu göçleri ve ayrılıkları bugünün savaş politikalarından bağımsız düşünülemez; tam tersine, yerinden edilmenin ve hafıza kaybının tekrar etmemesi için ortak bir dayanışma dili kurmak gerekiyor. Midilli’de açılacak sergi de tam bu noktada, sanatın hafıza kurucu ve diyalog açıcı gücünü öne çıkarıyor.
Sanatın açtığı kapı
Figen Gürsoy’un minyatürleri, Ege’nin iki kıyısında yüzyılı aşan bir kırılmanın izlerini küçük ama yoğun görsel evrenler içinde yeniden kuruyor. Midilli’de gerçekleşecek bu buluşma ise, sanatın bazen diplomatik dilden daha güçlü bir temas alanı yaratabildiğini gösteriyor. Göçün, kaybın, ayrılığın ve yeniden var olma mücadelesinin izlerini taşıyan sergi, ortak tarihin yalnızca acılarla değil, yeniden karşılaşma ve konuşma ihtimaliyle de örülebileceğini hatırlatıyor.
Bu nedenle “Bir Mübadele Hikâyesi”, sadece bir serginin adı değil; Ege’de hafızayı, diyaloğu ve barış fikrini yeniden düşünmeye çağıran kamusal bir cümle olarak da okunmayı hak ediyor.
Barışın kıyısında: Deniz, toprakları ayırır; insanları birleştirir
Barışın kıyısında: Ege’nin iki yakası, aynı cesaretin hikâyesi
QAD Barış Araştırmaları Derneği ile söyleşi: Barış nasıl toplumsallaşabilir?
Etiketler: mübadele, Figen Gürsoy, Midilli sergisi, Ege Barış ve İletişim Derneği, Siniparxi, mübadele hafızası, minyatür sergisi, Kenan Mortan, Stratis Balaskas, Melih Bağcı, Ege’de barış, göç hafızası

