Yılın o günü yine geldi. Televizyon reklamlarından, sosyal medya akışlarına kadar her yerde, kurdellerle süslenmiş kutularda pırlantadan başlayıp, mutfak robotları, süpürgelerin gözümüze sokularak “EN DEĞERLİ VARLIĞIMIZ” temalı paylaşımlarının gününe…
Sloganlardan geçilmiyor. Bunu alırsan annen mutlu olura indirgenen sevgi göstericikleri. Evet kapitalist sistemin en sevdiği gün Anneler Günü!
Aslında her şey 1900’lerin başında Anna Jarvis’in kendi annesini anmak için başlattığı saf bir girişimle başlamıştı. Ancak kapitalist sistem, bu insani duyguyu pazarlanabilir bir duygu olarak keşfetmişti bir kere… Günümüze kadar gelen büyük bir pazar yaratarak.
Anneler günü, annelerin emeğini, uykusuz gecelerini veya toplumsal yükünü konuşmak yerine perakende sektörünün cirosunun nasıl arttırılacağını planladığı dev bir ekonomik takvim günü olarak yerini aldı.
En büyük ironi de sunulan ve dayatılan hediyelerde gizli… Yılın 364 günü görünmez kılınan ev içi emeği, o gün verilen bir elektrikli süpürgeyle veya yemek pişirmede hızlı bir airfryerla ödüllendirmeye çalışmak. Anneyi yine evin içinde mutfağa ya da temizliğe hapseden bu hediyeler, kapitalist sistemin işleyişinin devamının en büyük göstergesi.
Annenin kutsallığı üzerinden yapılan bu pazarlama, birey olarak yaşadığı zorlukları gölgeleyen kolaylaştırıcı maske ile kendisine dayatılan illüzyondan başka bir şey değil.
Pazarlama tekniğini bu yönde kullanan reklam firmaları kutsallık zırhını bu şekilde gerçeklerden uzak olarak kullanıyor.
Kapitalist düzenin çarkları, annelerin evde hiçbir ücret almadan gerçekleştirdiği bakım emeği, yemek, temizlik ve duygusal destek sayesinde dönüyor. Oysa ki bu hizmetler piyasa değeri üzerinden ücretlendirilseydi bugün ekonomik büyüme denilen rakamlar alt üst olurdu. Sistem, bu emekler bütününü sevgi, fedakarlık gibi kavramlarla paketleyerek süper bir kazanç alanına dönüştürüyor. Yani anneler günü hediyesi olarak alınan o pahalı hediyeler, yıl boyunca sömürülen bu emeğin üzerine yapıştırılan bir yara bandından farklı değil.
Sömürü sadece fiziksel işler çerçevesinde de kalmıyor, anneye yüklediği anne evin taşıyıcı kolonudur, göndermesi ile bütün yük anneye yükleniyor.Kapitalizm bu duygusal emeği de tatil paketleri, süslü çikolata jelatinleri karşılığında devamını sağlıyor.
Aslında bir annenin ihtiyaçı emeğinin bir günlüğüne sahte bir törenle anılması değil, ev içindeki yükünün adil paylaşılması ve emeğinin sosyal bir karşılık görmesidir. Bir pırlanta kolye toplumun kadına dayattığı çifte mesai gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Aksine şık bir ambalajla adaletsizlik meşru hale getiriliyor.
Peki sistem bunu kullanıyor diye annemize olan sevgimizi göstermekten vaz mı geçelim?Elbette hayır. Ancak sevginin satın alınabilecek bir nesne olmadığının farkına vararak bu sömürgeye dahil olmayarak başlayabiliriz.
Gerçek bir kutlama annemize alacağımız son model mutfak robotundan vazgeçip sömürülen emeğinin görünür hale gelmesini sağlamakla, mevcut haklarının her alanda onların da hayatlarının öznesi olduğunun farkına vararak başlangıç yapabiliriz. Bu dayatılan sömürünün çarkına kapılmaktansa bunu reddedip annemize destek olarak göstermek en samimi hediyemiz olacaktır.
Sevginin ambalajı değil, emeğin kendisi
Anneler Günü, yalnızca hediye kampanyalarının ve vitrinlerin diliyle düşünüldüğünde, anneliğin gerçek toplumsal yükü görünmez kalıyor. Bu yazı, sevginin satın alınabilir bir nesneye indirgenmesine karşı, annelerin ve kadınların ev içinde üstlendiği bakım emeğini merkeze alıyor.
Kutsama yetmez, paylaşmak gerekir
Anneliği “fedakârlık” ve “kutsallık” sözleriyle yüceltmek, çoğu zaman ev içindeki eşitsizliği değiştirmiyor. Asıl mesele, bakımın, temizliğin, çocuk ve yaşlı bakımının, duygusal emeğin yalnızca kadınların doğal görevi sayılmadığı bir hayatı savunmakta yatıyor.
Gerçek hediye daha adil bir hayat
Anneler Günü’nü reddetmek değil; onu daha sahici, daha eşitlikçi ve daha insani bir yerden yeniden düşünmek gerekiyor. Sevgi, tüketim baskısından çıkarıldığında; emeği görünür kılan, yükü paylaşan ve kadınların hayatını kolaylaştıran bir toplumsal ilişkiye dönüşebilir.

