Cemal Arıkan: “Tüm Alanlarda Normalleşmeye İhtiyacımız Var”

31 Mart yerel seçimlerinin ardından Türkiye siyasetinin gündeminde pek çok başlık var. Bir süredir “normalleşme” veya başka bir deyişle “yumuşama” tartışmaları yürütülüyor. Uzun süredir yapılmayan lider görüşmeleri yapılıyor… Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özellikle altını çizdiği, ısrarla vurguladığı yeni anayasa başlığı ise gündemdeki yerini koruyor. Yerel seçimlerden CHP’nin başarıyla ayrılması ve birinci parti olmasıyla birlikte ekonomik göstergelerin gölgesinde erken seçim tartışmalarını beraberinde getiriyor.

Peki, siyasetin gündemi böyleyken yurttaşları gündeminde neler var? Sokak ne diyor? Tüm bunları Yeniden Refah Partisi İzmir İl Başkanı Cemal Arıkan ile konuştuk.

“TÜM ALANLARDA NORMALLEŞMEYE İHTİYACIMIZ VAR”

Normalleşme olarak ifade edilen gündemi nasıl değerlendiriyorsunuz? Nedir bu normal ve Türkiye nasıl normalleşir?

Normalleşme aslında çok geç kalmış bir gündem. Öncelikle eskileri hatırlayalım. Biz evvelden en uç siyasi görüşlerde olan insanlar olarak beraber oturup konuşabiliyor ve tartışabiliyorduk. Devamında Türkiye’yi yönlendiren dış güçler 80 öncesinde kardeşi kardeşe düşman ederek, herkesin eline birer silah vererek bizi birbirimize düşürdüler. Kendi kardeşine bile acımayan bir toplum haline geldik. Bir de futboldan örnek verelim. Evvelden Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarı beraber stada gider yan yana oturur ve maçı izlerdi. Şimdi geldiğimiz nokta itibari ile birbirine küfreden dışarıda birbirini gördüğü zaman şiddet kavga eden ve karşı tarafa hiç acımayan bir toplum hâline geldik.  Normalleşmeye sadece siyasi alanda değil bütün alanlarda ihtiyacımız var. “İnsanlar konuşa konuşa hayvanlar koklaşa koklaşa” atasözümüz zaten meseleyi en veciz şekilde ifade ediyor.

Günümüzdeki AK Parti – CHP arasında başlayan normalleşme sürecine gelirsek, AK Parti bugüne kadar kutuplaştırarak kârlı çıktığı, kazandığı bir siyasi atmosferde kutuplaşmadan gayet memnundu. CHP’de kendi tabanını konsolide edebildiği için mevcut durumdan şikayetçi değildi. Şimdi Sayın Cumhurbaşkanının yaptığı hamleyle Türkiye’de normalleşmenin başlaması gerektiği ifade edildi. Tabii ki hep beraber oturup ülke meselelerini tartışmamız konuşmamız ve herkesin çözüm önerilerini dile getirmesi gerekir. Böylece toplum ülke için kimin fikri olduğunu, kimin projesi olduğunu çok net bir şekilde görür ve böylece partilerin milletin önüne koyduğu reçeteler netleşir. Biz her zaman Erbakan hocamızdan fikirlerimizi ifade etme ve insanlarla tartışarak, konuşarak milli görüşe ikna yolu ile topluma benimsetmeye noktasında telkin almıştık. Devamında da Genel Başkanımız Fatih Erbakan her televizyon programında her konuşmasında her mülakatında diğer siyasilere hakaret ederek, ağır sözler söyleyerek değil memleketin içinde bulunduğu sorunlara çözüm önerilerini dile getirerek siyaset yapıyor. Böylece partimiz hem özellikle genç insanların teveccühüne mazhar olmuş hem üye sayısı olarak 500.000 üyeye ulaşmıştır. Görüş olarak ülkenin ve dünyanın sorunlarına çözüm önerileri getirmeye devam edeceğiz yaşanan bu süreci olumlu bulduğumuzu ifade ediyoruz.

“TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİN FİKRİ ALINMALIDIR”

Yeni anayasa gündemi hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Yeni anayasa tartışmaları, Türkiye’nin yeni bir gündemi değil. 1980’de darbecilerin talimatıyla yapılmış bir anayasa ile yönetilmek ülkemize yakışmıyor ancak bu anayasanın sadece birkaç partinin fikirlerini yansıtarak değil toplumun tüm kesimlerini fikri alınarak yapılması gerekmektedir. Tabii ki diğer bir önemli mesele de yeni anayasa başlığı altında ülkemizin diğer sorunlarının örtülmesine göz yummamaktır. Ülkemizin birinci, en acil ve yakıcı sorunu ekonomidir. Ekonomik anlamda insanların rahat bir şekilde geçimlerini sağlayacakları bir yaşam standardının ülke genelinde hâkim olması için çalışmak bütün partilerin birinci öncelikli görevi olmalıdır. Temel hak ve özgürlükleri anayasada teminat altına alınması vazgeçilmez bir konudur. Ayrıca ülkemizde yanlış uygulamaları görülen bazı kavramları anayasada net bir şekilde tarif edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu noktada yapılacak bütün çalışmalara Yeniden Refah Partisi olarak bütün kadrolarımız ile destek olacağımızı ifade ederiz.

Ufukta bir erken seçim ihtimali görüyor musunuz ve bu ihtimale tavrınız ne olur?

Ülkemiz son zamanlarda üst üste yaşanan seçimlerden özellikle ekonomik anlamda negatif manada etkilemiştir. Son seçimlerde tüm partilerden meclisteki tüm vekillerin ülkenin sorunlarının çözümü için çalışması ve yeni bir seçime gidilmemesi en güzelidir. Biz iktidarın ülke meseleleri hakkında tıkandığı çözüm konusunda yardım istediği her konuda elimizden geleni yapmaya hazırız. Ancak ekonominin daha kötüye gittiği ülkenin yaşanmaz bir haâle geldiği görülürse o zaman erken seçim düşünebilir. İstediğimiz ideal durum erken seçimler olmamasıdır ama ülkenin ihtiyacı olması halinde de erken seçimden çekinmemelidir. Böylece tıkanan siyasetin önü yeni seçimlerde açılacağını düşünüyoruz.

“HEM EKONOMİK HEM DE AHLAKİ SORUNLAR YAŞIYORUZ”

Türkiye’de yurttaşların gündemi ile siyasetin gündeminin kesiştiğini düşünüyor musunuz ve sizce yurttaşların gündemindeki konular nedir ve nasıl yanıtlanmalıdır?

Öncelikle dünyanın en güzel ülkesinde, yeraltı ve yer üstü kaynaklarının muhteşem olduğu, genç bir nüfusun olduğu ve çok önemli kültürel bir mirasın olduğu bir devlette geçim derdini düşünmek, ay sonunu nasıl getireceğini düşünmek, gelecek kaygısı yaşamak, çocuklarının gelecekte ne iş yapacağından emin olamamak, çocuklarının geleceğinden endişe etmek çok üzücü bir durumdur.  Toplumun bize göre iki tane önemli sorunu bulunmaktadır. Birincisi ekonomi diğeri de ahlâk ve maneviyat meselesidir. Toplumumuz hem ekonomik sıkıntılar altında ezilmekte hem de her platformda şiddet ve ahlaki yozlaşma hat safhaya ulaşmıştır. Bu sorunlardan dertli olmayan herhangi bir toplum kesimi bulunmamaktadır. İkinci sorunun çözümü ancak eğitim kalitesinin arttırılması nesillerimize geçmiş tarihimiz ve kültürümüz çerçevesinde ahlaki bir duruşun kazandırılması ile aşılabilir. Bu sorunların siyasetin gündemine de gelmesi çok önemlidir. Biz milli görüş olarak bu sorunları ve çözüm önerilerimizi sürekli dile getirmeye devam edeceğiz.

Sonuç olarak,

Milleti kutuplaştıran, topluma ve devlete değil kendi partisine grubuna kliğine fayda sağlama amacında olan en önemlisi dışarıdan beslenen ve yönlendirilen her kişi, parti, grup devlete ve millete zarar verecektir. 

Yerli ve milli olup kendi değerlerinden beslenen, siyaseti ticaret olarak görmeyip devletine ve milletine hizmet olarak gören her kişi ve parti fayda üretecektir. 

Millet ve devlet yararına çalışmak isteyen her kişi ve siyasi parti ile her platformda çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz.

Nedir Bu Normal?

Yeniden Refah Partisi İzmir İl Başkanı: Devletin Dini Adalettir

1968’den Günümüze: Yerel Seçimlerde Milli Görüş, Sol ve Kürt Partileri