₺0,00

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Hatırlamak ve anlamak için: Bellek İzmir, FİKİR’de yayında!

İzmir’in kaybolan belleğini bugünün sorularıyla buluşturan Bellek İzmir podcast serisi, artık FİKİR’de okurlarla buluşuyor. Serinin ilk bölümünde yürütücü Dr. Mert Kaya, “anlamak için önce hatırlamak gerekir” yaklaşımını ve İzmir’in çok-kültürlü hafızasına dair bakışını anlatıyor.

Bellek İzmir ile FİKİR arasında kurulan işbirliği, İzmir’in gündelik hayatında hâlâ yaşayan ama çoğu zaman görünmezleşen hafıza katmanlarını kamusal tartışmanın merkezine taşımayı hedefliyor. Bellek İzmir bölümleri FİKİR’de düzenli olarak yayımlanacak; her bölüm için dinleme imkânı ve okuma deneyimi aynı başlık altında erişilebilir olacak.

İşbirliğinin çıkış noktası, serinin ilk bölümünde Bellek İzmir yürütücüsü Dr. Mert Kaya’nın vurguladığı temel ilkeye dayanıyor: “Anlamak için önce hatırlamak gerekir.” Kaya, Bellek İzmir’in 18 Ağustos 2021’de başlayan yolculuğunu; unutulmuş, unutulmak üzere olan ya da “unutulsun istenen” İzmir hikâyelerini hatırlatmak için kurduklarını anlatıyor.

Hafızanın boşluklarına insan hikâyeleriyle yaklaşmak

Bellek İzmir’in anlatı dili, belleği yalnızca akademik bir tartışma alanı olarak değil, kentin içinden geçen insan hikâyeleri olarak ele alıyor. Dr. Kaya, İzmir’in 19. yüzyıldaki kültürel çoğulluğuna işaret ederek farklı etnik ve dini toplulukların hikâyelerinin aktarılabileceği bir alan eksikliği gördüğünü; bu nedenle anlatımda masalsı bir tona yaslandığını söylüyor.

Kaya’nın işaret ettiği örnekler, kentin belleğinin gündelik mekânlarla nasıl iç içe geçtiğini de gösteriyor: Tarihi Asansör’ün miras katmanları, kortijolar, mezar taşı kalmayan ama izi yaşayan yaşamlar… Bellek İzmir, bu izleri görünür kılmayı amaçlıyor.

İlk bölüm: Bellek nedir, neden bugünden okunur?

Serinin ilk bölümünde Dr. Kaya, bellek kavramını yalnızca bireysel hatırlama süreçleriyle sınırlamıyor; hatırlamanın toplumsal bağlamla kurduğu ilişkiye dikkat çekiyor. Belleğin “dinamik” bir alan olduğunu; geçmişin her zaman şimdiki zamanla birlikte okunduğunu ve kolektif bellek tartışmasının “biz” kimliğinin inşasında belirleyici rol taşıdığını ifade ediyor.

Bölüm, bellek çalışmalarının özellikle 20. yüzyıl boyunca neden ivme kazandığına (iletişim araçları, savaşlar sonrası tanıklık ihtiyacı, sözlü tarih) değinirken, Türkiye’deki bellek tartışmalarının da yakın tarih kırılmalarıyla ilişkisini hatırlatıyor.

Okura çağrı: Hatırladıklarınızı paylaşın

Bellek İzmir’in hedefi, kent belleğindeki boşlukları hatırlatarak görünür kılmak kadar, bu boşlukların neden oluştuğunu da birlikte konuşabilmek. FİKİR, bu işbirliğiyle okuru da bu tartışmanın parçası olmaya çağırıyor: İzmir’e dair anılar, mekân hikâyeleri, gündelik dilde yaşayan kelimeler ve “küçük” görünen izler, kentin büyük hafızasına açılan bir kapı olabilir.

Tarihsel belleğin yerelde yeniden inşası

Kentlerin Öteki Belleği – I

Kentlerin Öteki Belleği – II

Kentlerin Öteki Belleği – III

Bir Hafıza Yarası: Hatırlanabilir Olan Nedir?

Öbür taraf

Etiketler: Bellek İzmir, FİKİR, İzmir kent belleği, kolektif bellek, sözlü tarih, kültürel miras, İzmir tarihi, podcast, Dr. Mert Kaya