Madde Bağımlılığı: Nedir ve Nasıl Önlenir?

Madde Bağımlılığı, günümüzde çokça konuşulan, tartışılan ve çözüm aranan başlıklardan biri olarak ön plana çıkmaktadır. Bağımlılığın çok çeşitli boyutları olmakla birlikte muhtelif bağımlılık türleri kombine biçimde görülebilmektedir.

Bağımlılık türleri arasında ön plana çıkan ve “Merkezi sinir sistemini etkileyerek beynin fonksiyonlarını değiştiren algıda, duyularda, davranışlarda, bilinçte ve ruh hâlinde değişikliklere neden olan kimyasal maddelere olan bağımlılık” olarak tanımlanan madde bağımlılığı, hem Türkiye’de hem de dünyada artış gösteren bir sorun alanı olarak göze çarpmaktadır.

2021 yılında yayımlanan Avrupa Uyuşturucu Raporu’na göre, Avrupa Birliği’nde (AB) yaklaşık 83 milyon yetişkinin (15-64 yaş) yaşamları boyunca en az bir kez yasadışı uyuşturucu madde kullandığı tahmin edilmektedir. Türkiye’de uyuşturucu madde kullanımına başlama yaşının en sık olduğu yaş aralığı 15-24 yaş olarak belirtilmekte ve bu durum, madde bağımlılığının gelecekte gençlik açısından oldukça tehlikeli bir sorun alanı olma potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.

Madde bağımlılığı, bireysel ve toplumsal düzlemde çok çeşitli sorunlar ortaya çıkarmakta; bireylerin fiziksel ve psikolojik sağlığını olumsuz etkilemektedir. Uzmanlar, madde bağımlılığının önlenebilir ve tedavi edilebilir olduğuna sıklıkla vurgu yapmaktadır.
Bu dosyamızda, psikiyatrist Doç. Dr. Dursun Hakan Delibaş ve Yeşilay İzmir yöneticisi Dilek Takımcı ile madde bağımlılığının ne olduğunu, bağımlılık sürecinde neler yaşandığını, nasıl önlenebileceğini ve nasıl tedavi edilebileceğini ele aldık.

Doç. Dr. Dursun Hakan Delibaş’a madde bağımlılığı ile ilgili 10 temel soru yönelttik:

1) Madde bağımlılığı nedir, nasıl teşhis edilir?

Madde bağımlılığı, kişinin fiziksel ve psikolojik olarak maddeye ihtiyaç duyması ve bu ihtiyacı karşılamak için aşırı ve kontrolsüz bir şekilde madde kullanması durumudur. Bağımlılık yapan maddeler, beyni etkileyerek dopamin gibi keyif veren hormonların salgılanmasını sağlar. Bu da kişiyi maddeyi tekrar tekrar kullanmaya teşvik eder.
Madde bağımlılığının belirtileri, kontrolsüz madde kullanımı, yoksunluk belirtileri, tolerans gelişmesi, maddeyi elde etmek için aşırı çaba sarf etmek, sosyal ve mesleki problemler ve sağlık problemleri olarak belirtilebilir.

Madde bağımlılığı, doktorlar tarafından tıbbi bir değerlendirme ile teşhis edilir. Doktor, kişinin madde kullanım geçmişi, aile öyküsü, fiziksel muayenesi ve laboratuvar testleri gibi bilgileri göz önünde bulundurarak teşhis koyar.

Madde bağımlılığından şüpheleniyorsanız, bir doktora veya ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önemlidir. Erken teşhis ve tedavi, bağımlılığın üstesinden gelme şansınızı önemli ölçüde artırabilir.

2) Madde bağımlılığının yaygınlığına dair neler söylenebilir? Son dönemlerde bir artış söz konusu mudur?

Madde bağımlılığı, küresel bir halk sağlığı sorunudur ve her yaştan ve sosyo-ekonomik statüden insanı etkileyebilir. Dünya genelinde madde kullanımının yaygınlığı hakkında kesin veriler olmasa da Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Bürosu (UNODC) tarafından yapılan tahminlere göre, 2019 yılında 15-64 yaş grubundaki yaklaşık 275 milyon kişi, yani her 18 kişiden biri en az bir kere uyuşturucu madde kullanmıştır. Bu, dünya nüfusunun yüzde 5,5’ini temsil etmektedir.

Türkiye’de de madde bağımlılığı önemli bir sorundur. Yeşilay’ın 2021 yılında yayımladığı Türkiye Uyuşturucu Raporu’na göre, 15-64 yaş grubundaki her 100 kişiden 2,3’ü son 12 ayda en az bir kere uyuşturucu madde kullanmıştır. Bu oran, 2012 yılındaki 1,7’ye göre artmıştır.

Son yıllarda, bazı maddelerin kullanımında artış gözlemlenmektedir. Örneğin, sentetik uyuşturucu kullanımı son 10 yılda önemli ölçüde artmıştır. Ayrıca gençler arasında esrar kullanımı da yaygınlaşmaktadır.

Madde bağımlılığının artmasına katkıda bulunan birçok faktör vardır. Sosyoekonomik zorluklar, zihinsel sağlık sorunları, sosyal baskı ve medya örnek olarak gösterilebilir.
Madde bağımlılığı ile mücadele için farkındalık artırma çalışmaları, önleyici programlar ve tedavi seçeneklerine erişim önemlidir. Aileler ve toplum da bu mücadelede önemli bir rol oynayabilir.

3) Madde bağımlılığı ile diğer bağımlılık türleri arasında nasıl bir ilişki vardır?

Madde bağımlılığı ve diğer bağımlılık türleri arasında karmaşık ve çok yönlü bir ilişki vardır. Bu ilişkinin bazı önemli yönleri şunlardır:

Farklı bağımlılık türleri, beyinde ödül ve motivasyon ile ilişkili olan dopamin gibi nörotransmiter sistemlerini etkileyerek işlev görür. Bu ortak nörolojik temel, farklı bağımlılık türleri arasında geçiş yapma riskini artırabilir.

Bazı bireyler, genetik, kişilik özellikleri ve geçmiş deneyimler gibi faktörler nedeniyle bağımlılığa karşı daha yatkın olabilir. Bu yatkınlık, madde kullanımı veya kumar gibi bir davranışsal bağımlılık türüne maruz kalındığında diğer bağımlılık türlerine de yatkınlık yaratabilir.

Bir bağımlılık türü, diğer bağımlılık türlerini tetikleyebilecek veya şiddetlendirebilecek bir kısır döngü oluşturabilir. Örneğin, alkol bağımlılığı depresyona yol açabilir ve bu da kumar veya uyuşturucu kullanımı gibi başka uyum bozucu başa çıkma mekanizmalarına yönelmeye neden olabilir.

Madde bağımlılığı, kumar bağımlılığı, internet bağımlılığı, alışveriş bağımlılığı ve seks bağımlılığı gibi diğer bağımlılık türlerinin gelişmesine katkıda bulunabilir.
Diğer bağımlılık türleri, madde bağımlılığını şiddetlendirebilir. Örneğin, stres ve kaygıyla başa çıkmak için madde kullanan bir kişi, alkol veya uyuşturucu kullanırken kumar oynamaya daha yatkın olabilir.

Madde bağımlılığı ve diğer bağımlılık türleri, ruh sağlığı sorunları, aile içi şiddet ve mali zorluklar gibi çeşitli olumsuz sonuçlara yol açabilir.

4) Madde bağımlılığı gelişim süreci genellikle nasıl oluyor? Bağımlılar süreç içinde neler yaşıyorlar?

Madde bağımlılığı, karmaşık ve aşamalı bir süreçtir. Her birey bu süreci farklı şekilde yaşar ama genel olarak şu aşamalardan bahsedebiliriz:

Merak, eğlenme isteği veya stres gibi nedenlerle madde ilk kez denenir. Bu ilk deneyim, genellikle keyifli ve olumlu olarak algılanır. Madde, zamanla daha sık kullanılmaya başlar. Kişi, maddeyi kullanamadığında huzursuzluk, sinirlilik gibi yoksunluk belirtileri yaşayabilir. Kişi, maddeyi kontrol edemez hâle gelir. Maddeyi kullanmak için her türlü yolu dener, madde olmadan yaşayamayacağını düşünür. Madde kullanımı; iş, aile ve sosyal ilişkilerde problemlere yol açar. Sağlık problemleri, maddi sıkıntılar ve yasal sorunlar da ortaya çıkabilir. Bağımlı kişi, madde kullanımının olumsuz sonuçlarını fark eder ve tedaviye başvurur. Tedavi süreci uzun ve zorlayıcı olabilir ancak iyileşme mümkündür.

Bağımlılar süreç içinde şunları yaşayabilirler:

  • Maddeye karşı aşırı bir istek ve dürtü hissedilir. Bu isteklere karşı koymak çok zordur.
    Madde kullanımı kesildiğinde veya azaltıldığında baş ağrısı, mide bulantısı, terleme, titreme, uyku problemleri gibi yoksunluk belirtileri ortaya çıkar.
  • Kişi, maddeyi ne zaman ve ne kadar kullanacağını kontrol edemez hâle gelir.
  • Depresyon, anksiyete, suçluluk, utanç gibi duygular yaşanabilir.
  • Madde kullanımı nedeniyle aile ve arkadaşlardan uzaklaşma görülebilir.
  • Maddeyi satın almak için para bulmak amacıyla yasadışı yollara başvurulabilir.
  • Madde kullanımı, karaciğer, kalp, akciğer gibi organlara zarar verebilir.
  • Madde kullanımı nedeniyle hırsızlık, gasp gibi suçlara karışma riski artar.

5) Madde bağımlılığının tedavi süreci nasıl ilerliyor?

Madde bağımlılığı tedavisi, karmaşık ve kişiye özel bir süreçtir. Tedavinin amacı, kişinin madde kullanımını bırakmasına ve sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmesine yardımcı olmaktır. Tedavi süreci genellikle şu aşamalardan oluşur:

Değerlendirme: Kişinin bağımlılık seviyesi, yoksunluk belirtileri, eşlik eden ruh sağlığı sorunları ve diğer risk faktörleri değerlendirilir.

Arınma (Detoksifikasyon): Vücuttaki maddenin yoksunluk belirtileri ile atılması sağlanır. Bu süreç tıbbi gözetim altında ve hastane ortamında gerçekleşebilir.

Rehabilitasyon: Kişiye, madde kullanmadan da başa çıkma mekanizmaları geliştirmesi için psikososyal destek sağlanır. Bireysel veya grup terapisi, bilişsel davranışçı terapi, aile terapisi gibi çeşitli yöntemler kullanılabilir.

Destek Grupları: Kişiler, benzer deneyimler yaşayan diğer kişilerle bir araya gelerek deneyimlerini paylaşabilir ve birbirlerinden destek alabilir.

Takip: Tedavi tamamlandıktan sonra da kişi düzenli olarak takip edilir ve nüks önleyici tedbirler alınır.

Madde bağımlılığı tedavisinde kullanılan bazı yöntemleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Psikoterapi
İlaç Tedavisi
Motivasyonel Görüşme
Destek Grupları
Mesleki Eğitim ve Rehberlik

Madde bağımlılığı tedavisi uzun vadeli bir süreçtir ve sabır gerektirir. Tedaviye başlayan kişilerin nüks yaşaması yaygındır. Ancak, nüks sonrası tedaviye devam etmek önemlidir. Her nüks, iyileşme yolunda bir adımdır.

6) Tedavilerde başarı oranı nedir?

Öncelikle “başarı” ile ne beklentiniz olduğu önemlidir. Son yıllarda maddenin tamamen bırakılması değil, “zarar azaltma” yaklaşımı ön plana çıkmaktadır. Kişinin maddeyi bir daha “asla” kullanmaması değil maddeyi bırakma kararlılığından vazgeçmemesi yaklaşımı önerilmektedir. Madde bağımlılığında kesin bir başarı oranı vermek zordur. Nedeni ise, bağımlılığın türü, kullanılan tedavi yöntemleri, hastanın motivasyonu ve uyumu, sosyal destek sistemi gibi birçok faktörün başarı oranını etkileyebilmesidir.

Bununla birlikte, bazı genel bilgilere değinebiliriz:

  • Araştırmalar, madde bağımlılığından tamamen kurtulma oranının düşük olduğunu göstermektedir. Başlangıçta tedavi gören her 10 kişiden 1-2’sinin maddeyi tamamen bırakıp sağlıklı bir yaşam sürdürebildiği bildirilmektedir.
  • Geri kalan kişilerde ise nüksler gözlemlenebilir. Nüks oranı ise kullanılan maddeye, tedavi yöntemine ve hastanın bireysel özelliklerine göre değişir.
  • Bazı maddelerde (örneğin eroin) nüks oranları daha yüksek iken bazı maddelerde (örneğin esrar) nüks oranları daha düşüktür.
  • Tedaviye erken başlamak ve uzun süreli tedavi görmek, nüks riskini önemli ölçüde azaltır. Motivasyon, tedavi başarısı için en önemli faktörlerden biridir. Tedaviye başlayan kişi maddeyi bırakmaya kararlı ve motive olursa, tedaviye uyum sağlama ve nüksleri önleme şansı artar.
  • Sosyal destek sistemi de tedavi başarısında önemli rol oynar. Aile ve arkadaşların desteği, kişinin tedaviye devam etmesine ve nükslerin önlenmesine yardımcı olabilir.
    Madde bağımlılığı tedavisi uzun vadeli bir süreçtir ve sabır gerektirir. Her nüks, iyileşme yolunda bir adımdır. Tedaviye başlayan kişiler nüks yaşarsa, pes etmemeli ve tedaviye devam etmelidir. Unutmayın, madde bağımlılığı kronik bir hastalıktır ancak tedavi edilebilir.

7) Madde bağımlılığının toplumsal boyuttaki etkilerine dair neler söylemek istersiniz?

Madde bağımlılığı, sadece bireyi değil, toplumun tamamını olumsuz etkileyen bir sorundur. Bu olumsuz etkilerden bazıları şunlardır:

Ekonomik alanda etkileri:
Madde bağımlılığı, işgücünde kayıplara ve üretimde düşüşe yol açar.
Bağımlıların tedavi ve rehabilitasyon masrafları, sağlık sistemine önemli bir yük bindirir.
Madde ticareti, kayıt dışı ekonomiyi ve organize suçu besler.

Sosyal alanda etkileri:
Madde bağımlılığı, aile içi şiddet, boşanma, çocuk ihmal ve istismarı gibi sosyal problemlere yol açar.
Suç oranlarında artışa neden olur.
Toplumda damgalama ve dışlanmaya yol açar.
Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırır.

Sağlık alanında etkileri:
Madde bağımlılığı, kalp hastalığı, kanser, HIV/AIDS gibi birçok sağlık sorununa yol açar.
Trafik kazaları ve iş kazalarında artışa neden olur.
Ruh sağlığı problemlerini tetikler veya şiddetlendirir.

8) Madde bağımlılarının ailelerinde ve çevrelerinde bulunan insanlar neler yaşıyorlar? Onlara önerileriniz var mıdır?

Madde bağımlılığı; sadece bağımlıyı değil, ailesini ve çevresini de olumsuz etkileyen bir sorundur. Madde bağımlılarının yakınları, çeşitli zorluklarla karşılaşabilirler. Bu zorlukları şöyle sınıflandırabiliriz:

Duygusal Sorunlar:
Üzüntü, öfke, utanç, suçluluk, endişe ve umutsuzluk gibi duygular yaşayabilirler.
Bağımlının davranışları nedeniyle stres ve kaygı yaşayabilirler.
Bağımlıya karşı sevgi ve öfke arasında gidip gelebilirler.

Sosyal Sorunlar:
Aile içi şiddete maruz kalabilirler.
Aile ve arkadaşlardan izole olabilirler.
Toplumda damgalama ve dışlanmaya maruz kalabilirler.

Mali Sorunlar:
Bağımlı kişiye madde satın almak için para bulmakta zorlanabilirler.
Bağımlının madde kullanımı nedeniyle borçlara girebilirler.
Maddi sıkıntılar nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanabilirler.

Fiziksel Sağlık Sorunları:
Uyku problemleri, yeme bozuklukları ve baş ağrısı gibi sağlık problemleri yaşayabilirler.
Bağımlının madde kullanımı nedeniyle strese maruz kalmaktan dolayı bağışıklık sistemleri zayıflayabilir.

Madde bağımlılarının yakınlarına öneriler:
Kendinizi yalnız hissetmeyin. Madde bağımlılarının yakınları için birçok destek grubu ve danışmanlık hizmeti mevcuttur.
Bağımlı kişiyle iletişim kurun. Bağımlıya karşı sevginizi ve desteğinizi gösterin.
Kendinize zaman ayırın. Stresli ve zor bir süreçten geçiyorsunuz. Kendinize zaman ayırmak ve dinlenmek önemlidir.
Profesyonel yardım alın. Bir psikolog veya terapistten destek almak, bu zorlu süreçle başa çıkmanıza yardımcı olabilir.
Sınır koyun. Bağımlının davranışlarına izin vermeyin ve kendinize zarar verecek şeyleri kabul etmeyin.
Kendinize ve ailenize bakın. Sağlıklı beslenin, düzenli egzersiz yapın ve yeterince uyuyun.
Umutsuzluğa kapılmayın. İyileşme mümkündür.

9) Madde bağımlılığını önlemek için neler yapılabilir?

Madde bağımlılığı önlenebilir bir sorundur. Bu sorunun önlenmesi için farklı düzeylerde çalışmalar yapılmalıdır.

Bireysel Önlemler:
Bilinçlenme: Madde bağımlılığının zararları ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi edinmek önemlidir.

Sağlıklı Yaşam Tarzı: Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve stresten uzak durmak, madde bağımlılığına karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.

Sosyal İlişkiler: Aile ve arkadaşlarla güçlü ilişkiler kurmak ve sosyalleşmek önemlidir.
Başka Bağımlılıklardan Kaçınmak: Alkol ve tütün gibi diğer bağımlılıklardan uzak durmak, madde bağımlılığına yakalanma riskini azaltır.

Problem Çözme Becerileri: Problemleri sağlıklı bir şekilde çözmek için becerilerini geliştirmek önemlidir.

Pozitif Düşünmek: Kendine güvenmek ve hayattan umutlu olmak, madde bağımlılığına karşı koruyucudur.

Ailesel Önlemler:
Açık İletişim: Aile üyeleri arasında açık ve dürüst bir iletişim ortamı oluşturulmalıdır.

Sevgi ve Destek: Aile üyeleri, madde bağımlısı olan kişiye sevgi ve destek vermelidir.
Ortak Zaman Geçirmek: Aile üyeleri, birlikte zaman geçirmeli ve ortak aktivitelere katılmalıdır.

Sınır Koymak: Madde bağımlısı olan kişinin davranışlarına sınır konulmalı ve bu sınırlar net bir şekilde ifade edilmelidir.

Profesyonel Yardım Almak: Aile üyeleri, ihtiyaç duyduklarında profesyonel yardım almaktan çekinmemelidir.

Toplumsal Önlemler:

Farkındalık Artırma Çalışmaları: Madde bağımlılığının zararları ve tedavi seçenekleri hakkında toplumda farkındalık artırılmalıdır.

Önleyici Eğitim Programları: Özellikle çocuklar ve gençlere yönelik önleyici eğitim programları geliştirilmeli ve uygulanmalıdır.

Erişilebilir ve Etkili Tedavi Hizmetleri: Madde bağımlıları için kolayca erişilebilir ve etkili tedavi hizmetleri sunulmalıdır.

Yasal Düzenlemeler: Madde kullanımının önlenmesine yönelik yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Sosyal ve Ekonomik Destek: Madde bağımlılarının ve ailelerinin yeniden topluma kazandırılması için sosyal ve ekonomik destek programları geliştirilmelidir.

Uluslararası İşbirliği: Madde bağımlılığı ile mücadele küresel bir sorundur ve bu sorunun çözümü için uluslararası işbirliği şarttır.

Madde bağımlılığı ile mücadelede hepimize görev düşmektedir. Aileler, toplum, eğitim kurumları, sağlık kuruluşları ve devlet kurumları birlikte çalışarak bu sorunun üstesinden gelebiliriz.

10) Son olarak, madde bağımlılarına nasıl bir yol hattı önermek istersiniz?

Madde bağımlılığı, zor ve karmaşık bir süreçtir. Ancak iyileşme mümkündür. Bu yolculukta yalnız değilsiniz ve size yardımcı olabilecek birçok kaynak mevcut.
İyileşme yolunda yardımcı olabilecek bazı adımlar şu şekilde olabilir:

Kabul ve Farkındalık:
Madde bağımlısı olduğunuzu ve bu sorunun üstesinden gelmek istediğinizi kabul edin.
Bağımlılığın size ve çevrenize verdiği zararları fark edin.

Tedavi olma yoluna bir kez girdiyseniz, bu yolun asıl istediğiniz süreç olduğunu, ara ara “kayma” riskinin olduğunu bilin ve kabul edin. “Kayıp” tekrar asıl istediğiniz yola dönmekten vazgeçmeyin. Unutmayın bağımlılıkta tedaviden kaymak olağandır, bu bir sorun değildir, tedavinin doğası böyledir. Asıl sorun tedaviden vazgeçmektir.

Yardım Almaktan Çekinmeyin:
Aileniz ve arkadaşlarınızdan destek alın.

Yeşilay Danışma Hattı (115) veya Uyuşturucu ve Madde Bağımlılıklarından Arınma Merkezleri (AMATEM) gibi kuruluşlardan yardım alın.
Bir psikolog veya terapistten destek alın.

Detoks:
Vücudunuzdaki maddeyi atmak için tıbbi gözetim altında detoks programına katılın.
Hayatınızda detoks yapın. Bu madde ile ilişkisi olan kişi veya kişilerden uzak durun. Bu kişilere karşı açık olun. Maddeyi bırakmaya karar verdiğinizi, isterse ona da yardımcı olacağınızı beyan edin. O da kararlı ve farkındalık hâline geçene kadar görüşmeyin.

Rehabilitasyon:
Madde kullanmadan da başa çıkma mekanizmaları geliştirmesi için size psikososyal destek sağlayacak bir rehabilitasyon programına katılın.
Bireysel veya grup terapisi, bilişsel davranışçı terapi, aile terapisi gibi çeşitli yöntemler içeren bir program seçebilirsiniz.

Destek Grupları:
Benzer deneyimler yaşayan diğer kişilerle bir araya gelerek deneyimlerinizi paylaşabilir ve destek alabilirsiniz.

Nüks Önleme:

Nüks tetikleyicilerinizi belirleyin ve bu tetikleyicilerden (kişi veya şeyler) uzak durun.
Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürün. Çalışıp, üretip, bağ kurup hayata yatırım yapın. Emeği ile elde ettiği ilişkiler ya da maddi konularda yatırımı olan kişi bunları kaybetmeyi göze almaz. Bağımlılık döngüsü böylelikle kırılabilir.

Düzenli egzersiz yapın, sağlıklı beslenin ve stresten uzak durun.
Kendinize ve ailenize zaman ayırın.

Sabırlı Olun:
İyileşme zaman alır. Sabırlı olun ve pes etmeyin.
Her nüks, geriye adım atmak yerine, iyileşme yolunda bir adımdır.

Unutmayın:
Madde bağımlılığı bir hastalıktır ve tedavi edilebilir.
Her bağımlı kişi, iyileşme ve sağlıklı bir yaşam sürme şansına sahiptir.
Kendinize ve iyileşmenize inanın.
Madde bağımlılığı ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki kaynaklardan yararlanabilirsiniz.

Yeşilay
Uyuşturucu ve Suç Bürosu (UNODC)
Dünya Sağlık Örgütü (WHO)

“BUGÜNE KADAR 13 MİLYON KİŞİYE EĞİTİM VERİLDİ”

Yeşilay İzmir Yöneticisi Dilek Takımcı, bağımlılık ve bağımlılıkla mücadele noktasında Yeşilay’ın çalışmaları hakkında bilgi verdi. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı’nın (TBM) Yeşilay tarafından geliştirilen, alkol, tütün, madde, teknoloji ve kumar bağımlılıklarıyla mücadelede sağlıklı yaşam modüllerinden oluşan, başta çocuklar ve gençler olmak üzere toplumun tamamının bu konularda bilgi ve farkındalık düzeylerini artırmayı amaçlayan birincil önleme programı olduğunu belirten Takımcı, “Bu eğitim programı ile sigara, alkol, uyuşturucu madde, teknoloji gibi çeşitli bağımlılıklarla ilgili olarak başta çocuklar ve gençler olmak üzere toplumun genelinde farkındalığın artırılması ve bu maddelerin kullanımının bilgi ve bilinçle önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Bu program, konu alan uzmanlarının desteği ile ülkenin sosyolojik yapısı, ihtiyaçları ve mevcut eğitim sistemi göz önüne alınarak tüm Türkiye’de uygulanabilecek bir şekilde geliştirilmiştir. Eğitim programında kullanılan tüm içerikler Yeşilay Bilim Kurulu’nun da içinde bulunduğu profesyonel bir uzman kadrosu tarafından bilimsel temelli yaklaşım ile her yaş seviyesine uygun, bilimsel, kanıta dayalı ve modüler olarak hazırlanmıştır. TBM, bağımlılık konusunda yeni nesil eğitim araçlarını kullanarak özelliklere çocuklara ve gençlere ulaşabilmeyi hedeflemektedir. Bu kapsamda, kitap ve etkileşimli içerikler geliştirilerek TBM’nin hedef kitle ile hem yüz yüze hem de uzaktan eğitim araçları ile iletişime geçmesi tasarlanmıştır. Bu bağlamda Milli Eğitim Müdürlüğüyle işbirliği çerçevesinde okullardaki rehber öğretmenler formatör olarak yetiştirilmekte, kurumlarla işbirliği yapılarak psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarına uygulayıcı eğitimleri verilmektedir. Proje kapsamında bugüne kadar 3 milyon yetişkin 10 milyon öğrenciye eğitim verilmiştir.” dedi.

“YEŞİLAY DANIŞMANLIK MERKEZİ ÖNEMLİ BİR HİZMET ALANI”

Bağımlılığın tedavisi noktasında ise Yeşilay Danışmanlık Merkezleri’nin (YEDAM) önemli bir işlevi olduğunu ifade eden Takımcı, “Madde, tütün, alkol, kumar ve teknoloji bağımlılığıyla ilgili sorun yaşayan ve 115 danışma hattını arayarak randevu oluşturan kişilere, ücretsiz psikolojik ve sosyal destek sağlayarak yeniden hayata kazandırılmaları için yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda aile ve yakınlarına da destek vererek bozulan yaşam düzenlerinin onarılmasını ve ilişkilerinin sağlıklı devam etmesini desteklemektedir. YEDAM hizmetlerini ayaktan sürdürmektedir. Yatarak tedavi yapılmamaktadır. Randevu sistemiyle ve gizlilik esasına bağlı çalışılmaktadır. Hizmetler ücretsizdir.” dedi.

Yeşilay Danışmanlık Merkezleri’nin madde bağımlılığı konusunda nasıl destek verdiği sorusuna yönelik olarak YEDAM’ın 12 yaş ve üzeri madde bağımlısı kişilere tamamen ücretsiz, ayaktan psiko-sosyal destek verdiğini söyleyen Takımcı, “Merkeze başvuran kişiyle uzman psikoloğu bir değerlendirme görüşmesi gerçekleştirir ve kişiyle işbirliği içinde bir tedavi planı oluşturur. Bu program; bağımlılığa müdahale, tekrarı önleme, eşlik eden ruhsal bozukluklara müdahale, aile ilişkileri ve yaşam düzeni gibi konuları kapsar. Bunun yanında sosyal hizmet uzmanıyla yapılan görüşmelerde kişiye; eğitim, iş, yaşam becerileri, arkadaş ilişkileri, faaliyet ve yaşadığı çevreyle baş etme gibi konularda destek sağlanır. Kişinin doğru tıbbi desteğe ulaşması konusunda destek sağlanır. Madde bağımlılığının artış gözlemi ve yaş gruplarıyla ilgili araştırmalar İl Sağlık Müdürlükleri ve Emniyet Müdürlükleri tarafından takip edilmektedir.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

“ZOR ZAMANLARDAN GEÇİYORUZ”

Konuyla ilgili 16 yaşındaki bir madde bağımlısının ailesiyle de görüştük. İsmini vermek istemeyen anne, bir süredir zor zamanlardan geçtiğini belirterek “Oğlum bir yıldır madde bağımlısı. Bu süreçte ekonomik olarak ciddi kayıplar yaşadık. Eskisinden daha kötü durumdayız. Oğlumun fiziksel ve psikolojik sağlığı gerçekten çok etkilendi. Zaman zaman maddenin etkisiyle kendinden geçiyor evde veya sokakta kavga çıkarıyor. Komşularımız ve mahalleli de artık şikâyet ediyor.” dedi.

“ARKADAŞ ÇEVRESİ ETKİLEDİ”

Oğlunun arkadaş çevresinin bağımlılığa başlama noktasında etkili olduğunu söyleyen anne, “Böyle bir şey olacağını hiç düşünmüyordum. Ama beklemediğim şey başımıza geldi. Oğlumun bu duruma geleceğini hayal etmiyordum. Hatta bazı zamanlar onu tanımakta güçlük çekiyorum. Arkadaşlarıyla görüşmesini istemesem de artık onu tutamıyorum.” dedi.

“BU KADAR KOLAY OLMAMALI”

Oğlunun madde kullanmaya başladığını bir süre geçtikten sonra öğrendiğini belirten anne, “O maddelere ulaşabilmek bu kadar kolay olmamalı. Bu kadar kolay olduğunu yani çevremizde bu kadar çok olduğunu şimdi anlayabiliyorum ve üzülüyorum. Başka çocukların da bu kadar kolay ulaşabileceğini düşündükçe daha çok üzülüyorum.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

 

İlaçlara Erişim Savaşı: Sağlık Krizinin Görünmeyen Yüzü

Hastanede Sıraya Girmek de Sırayla

Sağlıklı Kentler ve Yerel Yönetimlerin Sorumluluğu